Türk dünyası muhasebe ve denetim standartlarını ortak hedeflerde geliştiriyor

Türk dünyası muhasebe ve denetim standartlarını ortak hedeflerde geliştiriyor
19 Ocak 2026 13:51
A+
A-

YASEMİN ÖZKEREM / ÖZEL HABER

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Azerbaycan’ın Bakü ve Sumgayıt şehirlerinde Azerbaycan Üniversiteleri’nin iş birliğiyle 1. Uluslararası Finans, Muhasebe, Denetim, Maliye ve Dijitalleşme Sempozyumu düzenledi. BUÜ adına organizasyonu üstlenen Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUSEM) Müdürü Dr. Şükrü Dokur ve BUÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zerrin Fırat konuyla ilgili Kent Bursa Gazetesi’ne açıklamalarda bulundu.

Bursa Uludağ Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUSEM) Müdürü Dr. Şükrü Dokur Sumgayıt Devlet Üniversitesi ile Bursa Uludağ Üniversitesi arasında gerçekleştirilen sempozyumun arka planı hakkında bilgi verdi.

ULUSEM’in düzenlediği eğitim modüllerinin birçok öğrencinin, iş dünyasının ve toplumun bütün bireylerinin mesleki ve kişisel gelişimleri için bir fırsat olduğunu söyleyen Dokur, “Muhasebe Denetim Tezli –Tezsiz Yüksek Lisans Programlarının da İnegöl İşletme Fakültesi İşletme Bölümü tarafından yürütüldüğünü ifade ettiler.  Uluslararası Muhasebe Standartları ve Denetim Standartları, Bilişim, Maliye sempozyumu fikri Azerbaycan’dan başladı. Yüksek lisans programlarımızdan mezun veya devam eden Azerbaycan’dan gelen öğrencilerimiz ile birlikte çalışmalar başladı ve tamamlandı. Merkezimizde yüksek lisans öğrencilerimizle rahat bir ortamda bir araya gelinerek verimli bir sempozyum için planlar yapıldı ve çalışmalar tamamlandı. Sürekli eğitim merkezi faaliyetleri mesai dışı diye ifade ettiğimiz, saat 17 ve sonrası ile hafta sonu yoğunlaşmaktadır. Eğitimleri iş dünyasından, sivil toplum örgütlerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından birçok paydaşa hitap etmekte ve kurumsal kimliğimize ciddi anlamda katkıda bulunmaktadır. Sürekli eğitim merkezinin faaliyetlerini üniversite lehine çok iyi değerlendirmemiz lazım. Üniversitemiz fakülte ve meslek yüksekokullarında okuyan öğrencilerimiz, öğrenim hayatları tamamlanınca iş hayatına atılmaktadırlar. Öğrencilerimizin öğrenim hayatındaki en önemli sorun, iş dünyası tarafından aranan, nitelik ve deneyimdir. Sürekli Eğitim Merkezleri düzenledikleri eğitimlerle, öğrencilerimizin, öğrencilik yıllarında veya mezuniyet sonrası aranan eleman olmaları, nitelik ve deneyime sahip olabilmelerine, teorik, özellikle de uygulamalı eğitim modülleri ile katkıda bulunmakta ve öğrencileri iş hayatına hazırlamaktadırlar.  Bu merkezler üniversitenin aynı zamanda uluslar arası anlaşmasına hizmet eden birimleridir.  Üniversitemizin lisansüstü (yüksek lisans ve doktora ) programlarında yabancı uyruklu öğrenciler için kontenjanları var. Bu kapsamda; önceki yıllardaki Azerbaycanlı gençlerimiz geldiler üniversitemizde yüksek lisans çalışması yaptılar. Bu gençler geldiler, eğitimlerini aldılar sonra ülkelerine geri döndüler. Özellikle yabancı öğrencilerimiz eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine döneceklerse onlar bizim için farklı bir değer taşıyorlar. Sumgayıt Devlet Üniversitesi ile Bursa Uludağ Üniversitesi arasında sempozyum yapma fikri Azerbaycanlı daha önce mezun ettiğimiz gençlerimizden ve oradaki akademisyenlerden geldi. Biz de fikri sahiplendik ve karşılıklı görüşmelere başladık. Bu arada orada faaliyetin sonuçlanabilmesi için gece geç saatlere kadar toplantılarımız oldu. Sempozyuma yönelik gönüllü takımlaroluşturduk. O toplantılarda her iki ülkede süreci hızlandırmak adına,  pratikleştirmek için kimlerle diyaloğa geçmemiz gerekiyorsa o çevrelerle irtibatımız oldu. Yani süreci kısaltabilmek için bir takım görüşmeler ve bağlantılar kurdukve en güzel şekliyle sonuçlandırdık. Sempozyuma, Türkiye’den sempozyum konuları itibariyle Kamu Gözetimi Muhasebe Standartları Kurumu (KGK), Türkiye Muhasebeciler Odalar Birliği (TÜRMOB) dış paydaş olarak katılım sağladılar ve sundukları bildiriler ile destek verdiler. Azerbaycan tarafında ise; Sempozyumum ilk günü Sumqayit Devlet Üniversitesinde, ikinci gün Bakü Khazar Üniversitesinde gerçekleşti. Sempozyuma Azerbaycan Respublikasının Auditorlar Palatası, Azerbaycan Sahibkarlar Konfederasiyasi, Azerbaycan Respublikasının Küçük ve Orta BiznisinİnkişafiAgentiliyi, Müsiad Azerbaycan, İktisadi Araştırmalar ve Tedris Merkezi İle Mikro Yazılım Azerbaycan dış paydaş olarak katılmış ve bildirilerini sunmuşlardır. Ayrıca sempozyumda, Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızıstan, Kazakistan ve Kuzey Makedonyadan katılan birçok akademisyen bildirilerini sunmuşlardır. Sempozyuma AzerbaycandanSinam IT ourbusiness baş sponsor, İatm, MuhasibSen Tedris Merkezi, Artelie, Anacea, Özbahçeci ,EmirganSütiş, RamizoğluPaxlava, Liva Reklam, İlğın, Slavyanka kurumları sponsor olarak katkıda bulunmuşlardır kendilerine şükranlarımızı sunarız” dedi.

“SEMPOZYUM BİTİNCE DE İŞ BİRLİKLERİ DEVAM ETSİN”

Sempozyumların amacının bilime, iş dünyasına, kamu kurum ve kuruluşlarına sempozyum konuları doğrultusunda katkı sunmak olduğunu da ifade eden Dokur, “Sempozyumların bir taraftan bu amaca hizmet ederken diğer taraftan sempozyum tamamlandıktan sonrada bu amaç çerçevesinde paydaşlar arasında diyalogun devam ettirilmesi ve konuların uygulamada yerini alması ve alandaki konularda işbirliklerinin, sistem oluşturmalarının ve ülkeler arasında bilgi ve sistem transferlerinin gerçekleşmesine çözüm üretebilmek olmalıdır. Biz Azerbaycan sempozyumun da diğer sempozyumlardan farklı olarak bir şey daha hedefledik. Yukarıda ifade ettiğimiz dış paydaş kurumları ziyaret edildi, sonraki günlerde ülkeler arası dış paydaşlar arasında birlikte süreçlerin oluşturulması, geliştirilmesi konuları görüşüldü. Yani asıl amacımız kişi ve kurumların iş birliklerine devam etmesini temindi” diye konuştu.

“GENİŞ BİR COĞRAFYAYIZ VE KENDİ STANDARTLARIMIZI OLUŞTURABİLİRİZ”

Bu sempozyumun, Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetleri ile birlikte uluslararası bir nitelikte gerçekleştiğini ifade eden Dokur, “Azerbaycan’daki kurumlar ile görüşmelerin sağlanması noktasında bu sempozyum sırasında kurulan ikili ilişkiler önemli bir yere geldi. Aslında kolları çok daha geniş bir alana yayıldı. Karşılıklı diğer sivil toplum örgütleri ile görüşerek, ‘neler yapabiliriz?’ diye görüşmeler sürdürülünce bize açılan birçok kapı oldu. Sonuçta geniş bir coğrafyayız ve kendi alanımızda standartlarımızı oluşturabiliriz veya ortak düşünceler ile geliştirebiliriz diye düşünüyorum. Biz başladık belki bize nasip olmaz belki başkalarına nasip olur ama bir yol açmak gerekiyordu.  Paydaşları, bu amaca hizmet edecek düzeyde insanlarla ve bağlantılarla bir araya getirmeye çalıştık. Maliyya, mühasibat, audit ve raqamsallaşma mövzusunda I.beynalxalqsimpoziumun ilki gerçekleşti bundan sonraki her yıl başka bir Türk Devletinde gerçekleştirmek üzere iyi niyetler ile sonlandırıldı” şeklinde konuştu.

“GELECEK NESİLLERE BÖYLE BİR SİSTEM BIRAKMAK”

Bu süreçte kendi aralarında iş bölümü yaptıklarını da belirten Dokur, “Bir kısmımız bilimsel boyutunu yürütürken bir kısmımız da sempozyum bittikten sonra etkileri devam etsin diye arka plandaki görüşmeleri sağladı. Bana göre bir de gezilip görülmesi gereken yerler vardı aynı zamanda.  Yakın geçmişi sorgulayarak oraları dolaştığınız zaman içinizden bir şeyler kabarıyor. Yapılacak gezilerde dahi, ülkeleri nezdinde tarihten gelen duygu ve düşünceleri hatırlatacak, sorgulatacak, sahiplendirecek bilinci ön plana çıkarmamız lazım. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde o kadar çok insanın emeği var ki. Biz bireyler olarak öğrencilerimize o kadar sahip çıkabilmişiz ki okullarını bitirdikten sonra da hiçbir mecburiyetleri olmaksızın bizlere eşlik ettiler.  Bizle birlikte çalıştılar bu süreçlerde yanımızda oldular. Önemli bir kazanç olarak bakıyoruz biz bu duruma. Genç arkadaşlarımıza çok iyi bir ortam oluşmuş oldu. Esasında kurumların ve ülkelerin imkânları çerçevesinde bu tip toplantı ve iş birliklerinin zorunlu olarak her sene başka bir ülkede gerçekleşmesini sağlayabilmek o kişilere çok şey katar. Geri döndüğü zaman ben acaba neyi daha farklı yapabilirim diye düşünerek ülkesinde eksik kalan şeyleri tamamlama noktasında girişimlerde bulunabilir. İşte bu sempozyumlar sırasında kurulan ilişkiler bu hedeflere gitme noktasında önemli mihenk taşları olabilir. Türk Dünyası’nda böylelikle bir şey başlatmış olduk. Türk devletleri arasındaki ilk turun sonuncusu inşallah Türkiye ve Bursa Uludağ Üniversitesinde olacak. Sonrasında Kırgızistan, Kazakistan, Makedonya, Özbekistan, Kuzey Makedonya, Macaristan ve diğer bütün Türk Dünyası olabilir. Şöyle bir tur attıktan sonra bizden sonra gelecek nesiller için oturmuş bir sisteme dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi.

“SEMPOZYUM SONRASI KARŞILIKLI İLİŞKİLER SÜRMELİ”

Bu etkinliğin sadece sempozyum olarak kalmasını istemediklerini bunu yanı sıra çok daha etkili işbirliklerine kapı açmasını hedeflediklerini de belirten Dokur şunları söyledi: “Amacımız bu etkinlik sadece sempozyum olarak kalmasın güzel ilişkiler kurulsun ve ülkemize döndüğümüzde güzel girişimler ve çalışmalar için önemli bağlantı ve kapılar açılsın. Birçok ülkede sorun aynı. Bir gençlik var ve okullarını bitiriyorlar ve maalesef işsizlik her yerde var. Aslında işsizlikten ziyade işverenler nitelikli eleman bulamadığını da söylüyor. İnsanlarla konuşuyorsunuz iş bulamıyorum diyor. Hele ki yeni mezunlar için bu daha da zor. İşte bu yüzden bu gençlerin niteliklerini ve yeteneklerini anlayabilmek ve onları daha iyi tanıyabilmek için onlarla vakit geçirmek gerekiyor. Ve onları gözlemlemek gerekiyor. Belki bunlara göre politika üretilebilir. Birçok kaynağı bu tür sorunları çözmek için aktarmak çok işe yarayabilir. Mesela bir sanayici bazı masrafları karşıladıktan sonra bazı gençlerin bazı ülkelerde bazı alanlarda deneyim kazanmasına katkıda bulunabilir.  Birçok sorun eğitim destekli ve sistemli ileriye dönük kapılar açan bu tarz iş birliklerine vesile olan sempozyumlarla başlayabilir. Bu tarz etkinliklerde doğru gözlemleme ile doğru konumlandırma yaparsanız, böylelikle doğru teşvik ve iş birliklerini sağlayabilirsiniz. Yarınları oluşturabilmek için dış ilişkileri kurgulayabilmenin yolu da eğitimle yapılan her türlü uzun soluklu ve sistemli etkinliklerdir. Buradan yola çıkarak, Azerbaycan üniversitelerinde yaptığımız bu bilgi alışverişlerinin, akademik etkinliklerin, çok başarılı ve etkili iş birliklerine vesile olduğunu da birbirimizle diyalog halindeyken aktarıyoruz. Oradaki akademisyen ve öğrenciler de bundan çok memnun olduklarını bizlere ilettiler. Sonuçta bizim ilk organizasyonumuz ve devamının gelmesini de çok isteriz. Ayrıca Tüm Türk Dünyasını bu sempozyumlarla birleştirmeyi ve birçok faydalı bağlantı ve teşvikleri bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Paydaşlarımız çok iyiydi hepsine çok teşekkür ederiz.”

“TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİ VE TOPLUMLA BİR ŞEYLERİ PAYLAŞMAK”

Yaptığı açıklamada bu organizasyonun akademik temsilciliğini yani bilimsel boyutunu üstlendiğini söyleyen BUÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zerrin Fırat da bir sempozyum düzenlendiğinde neler yapılacağı konusunda kurgunun iyi yapılması gerektiğini dile getirdi.Yalnızca gidip sunum yapıp geri dönmemek gerektiğini de vurgulayan Fırat, “Günün şartlarına bakarsanız her üniversitede olduğu gibi bizim üniversitemizin amacının da eğitim vermek ve bilim üretmek olduğunu biliyoruz. Bunu ötesinde çok önemli bir amacı var. Toplumla işbirliği ve toplumla bir şeyler paylaşmak. Yaptığımız faaliyetlerin topluma dokunup dokunmadığına bakmamız lazım. Yerelde de olabilir ulusalda da olabilir bu önemli bir faktör. Aslında başka ülkelerden gelen öğrencilerimize üniversitemizdeki imkânlar aracılığıyla yol gösterdik. Ve biz onlara danışmanlık dışında daha farklı değerler vermeye çalıştık. Biz o çoğalacak çocuklara emek verdik. Her zaman karşılığını alacakları için her zaman geri dönüş yapıyorlar” diye konuştu.

“AZERBAYCANDAKİ KONGREMİZ YAŞAM BOYU EĞİTİME HİZMET ETTİ”

Danışmanlıktaki en önemli konulardan birinin tez konusu seçimi olduğunu da belirten Fırat “ Biz bu gençlere ilk önce kariyer planlarını sorup ondan sonra tez konusu seçtirmeyi amaçlıyoruz. Böyle olunca da kariyer hedefleri doğrultusunda gittikleri süreçte niteliklerini uygun yerlere kanalize etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bugünün en önemli sorunlarından biri de teknoloji çok hızlı ilerliyor ve biz buna yetişmek için her ne kadar ‘yaşam boyu eğitim’ de desek. Yetişmekte güçlük çekiyoruz. Teknolojik gelişme ve küresel dünyaya adapte olma sürecinde bazı açıklar kalıyor.Oraları doldurmaya çalışıyoruz. Yaşam boyu eğitim elbette buna hizmet ediyor. Bu sefer kongremiz de buna hizmet etti.Biz öncelikle standart bir kongreden çıktık ve küreselleşmenin ve dijitalleşmenin de içinde olduğumuz o aradaki farkı kapatırken, ‘Türk Cumhuriyetleri de bu farkı nasıl kapatır?’ sorusuna da cevap aradık. Paydaşlarımız da çok güzel seçilmiş olunca kongre standart bir kongrenin ötesinde geleceğe ilişkin Türk Cumhuriyetleri’nde hem iş birliği hem de gelişme stratejilerinin de nasıl olacağına yönelik, ciddi anlamda çıktılarverdi.  Biz bu hikâyeyi geleceğe taşıyarak, bir kurgu da oluşturduk. Kuzey Makedonya dâhil olmak üzere 6 ülke bir araya geldi. 6 ülkenin sadece bilim insanları değil kimi zaman da kurumları bir araya geldi. İşi biraz bölüşmek suretiyle kurumlar arası ilişkileri de ciddi anlamda yönettik.  O tarafın iş birlikleriyle, bizim önümüzde gelecek senelerde ülkeler arasında,iş birliğine dönüşecek ilişkiler kurmayı hedefledik” diye konuştu.

“KONGREMİZ YILLAR BOYU SÜRECEK ETKİLERE SAHİP”

Özellikle dijitalleşmeyi de kullanarak, yönetim sistemlerinin içinde birlikte nasıl hareket edileceğini kurguladıklarını da ifade eden Fırat şunları söyledi: “Ticaretimizi standart uygulamalar üzerinden nasıl yapacağımızı da konuştuk. Birbirimizin üzerinden çoğalma imkânlarını tartışma avantajına eriştik. Bundan sonra bu kongrenin bir devam niteliğinde sürdürülmesi hedeflenerek, 6 ülke ile bilimsel alışverişin ötesinde bir amaca yöneldik; ortak kültürleri ve ortak paydaları olan bu ülkelerle birlikte iş faaliyetlerinin nasıl yapılacağına ilişkin bir kongre üzerinden fayda sağlama ve çoğalma etkinliğini göstermeyi hedefledik. Standart bir kongreyi yılda bir yaparsınız ve görüşürsünüz ama bizim kongremiz yıllar boyu sürecek ilişkilere zemin hazırladı. İnşallah ileride diğer ülkelerde yapmayı hedeflediğimiz kongrelerle de daha çok çoğalıp karşılıklı etkileşim ve iş birlikleriyle daha çok güçlenmeyi hedefliyoruz.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.