Ekonominin yeni rotası: Stratejik kadın gücü!

Ekonominin yeni rotası: Stratejik kadın gücü!
26 Mart 2026 10:56
A+
A-

SEMA NUR ÇINAR/RÖPORTAJ

“Bursa ekonomisinin yalnızca bir parçası değil, oyun kurucu aktörlerinden biri: BUİKAD. 2007 yılında 11 vizyoner kadınla başlayan bu yolculuk, bugün 163 üyesiyle kentin ticaret ve sanayi çarklarına yön veren stratejik bir güç merkezine dönüştü.

‘Görünürlükten ziyade etki yaratmaya odaklandık’ diyen BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır; Türkiye’de bir ilk olan Sürdürülebilirlik Raporu’ndan sanayinin mutfağındaki kadın operatörlere, genç girişimcilere sundukları yol haritasından ‘yeterince hazır değilim’ tuzağına kadar pek çok kritik başlığı Kent Bursa Gazetesi’ne anlattı. İşte Bursa iş dünyasında ezber bozan, rakamlarla konuşan ve geleceği bugünden tasarlayan BUİKAD’ın ilham veren hikayesi…

  • 2007 yılında 11 kişiyle başlayan bu yolculuk, bugün 160’ın üzerinde üyeye ulaştı. Sizin döneminizde BUİKAD’ı önceki dönemlerden ayıran temel vizyon farkı nedir?

BUİKAD, 2007 yılında 11 kurucu üyemizin attığı sağlam temeller üzerine inşa edildi ve bugün 19. yılımıza 163 üyemizle, vizyoner yapımızdan taviz vermeden giriyoruz. Elbette her dönem, kendi yönetim kuruluyla derneğimize farklı renkler ve ivmeler kazandırdı; çıta her geçen gün hem kurumsallık hem de projeler bazında yükseldi. Ancak bizim dönemimizi tanımlayan en kritik fark; BUİKAD’ı sadece bir sivil toplum kuruluşu olmanın ötesine taşıyarak, Bursa ekonomisine yön veren, veri üreten ve politika öneren stratejik bir “kadın gücü merkezi” olarak konumlandırmamızdır.

GÖRÜNÜRLÜKTEN ETKİYE: EKONOMİK AKTÖR BUİKAD

2026 yılında yarattığımız en önemli fark, odak noktamızı “görünürlükten ziyade etki yaratmaya” çevirmemiz oldu. Bugün üyelerimizin %70’i girişimci, %30’u ise üst düzey yöneticilerden oluşuyor. Bizim amacımız artık sadece kadının iş hayatına katılımını artırmak değil, kadının karar mekanizmalarındaki oranını yukarı çekmektir. Bu süreçte en büyük gücümüz, oluşturduğumuz veri tabanı oldu. Projelerimize bu veri gücünü aksettirerek BUİKAD’ı bir dernek yapısından çıkarıp gerçek bir ekonomik aktör haline getirdik.

NİTELİKLİ İŞ BİRLİKLERİYLE YÜKSELEN ÇITA

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, belediyeler, üniversiteler ve kentin dev firmalarıyla olan iş birliklerimizi sadece sayıca değil, nitelik olarak da artırdık. Benim dönemimin temel misyonu, bu katma değeri en üst seviyeye çıkarmaktı. Sürdürülebilir projelerdeki paydaşlıklarımız bizi etkin bir ekonomik figüre dönüştürdü. İnanıyorum ki bu nitelikli iş birliği modeliyle BUİKAD’ın çıtası çok daha yüksek noktalara ulaşacaktır.

  • ​Cumhuriyetimizin 100. yüzyılında ‘100’lerce güçlü iş kadını’ hedefinizden bahsetmiştiniz. Bu hedef doğrultusunda şu an hangi aşamadasınız?”

2023 yılında görevi devralırken Cumhuriyetimizin 100. yılında yüzlerce güçlü iş kadınına ulaşmak mottosu ile başladık. Temel amacımız, sosyal etki yaratarak bu rakamı sahada gerçek bir karşılığa dönüştürmekti. Girişimcilik programları, network buluşmaları ve uluslararası iş birlikleriyle çok sayıda kadının iş kurma ve büyütme süreçlerine doğrudan katkı sağladık.

SANAYİDE KADIN İMZASI: “BU İŞ EŞİTLİK İŞİ”

Sekiz ayrı komisyonumuz aracılığıyla Noktalama Koçluğu Projemiz sürdürülebilir anlamda 18 yıldır devam etmekte. Bursa’daki üç üniversite ile imzaladığımız protokoller kapsamında 3. ve 4. sınıf kız öğrencilere gönüllü koçluk yapmaktayız. Bu proje ile bugüne kadar 750’den fazla kız öğrenciye ulaştık. Bunun yanı sıra, Sosyal Sorumluluk Komisyonumuzun yürüttüğü ve ulusal/uluslararası alanda çok sayıda ödüle layık görülen “Bu İş Eşitlik İşi” projemizle toplumsal önyargıları yıkıyoruz. “Erkek işi-kadın işi” ayrımını ortadan kaldırarak; kadın forklift, kaynak ve vinç operatörleri yetiştirdik. Şu an 100 kadın operatörümüz Organize Sanayi Bölgelerinde aktif olarak istihdam ediliyor ve işletmelerinde başarıyla yollarına devam ediyorlar.

İHRACATTA KADIN GÜCÜ

Kamu, STK ve Özel Sektör İşbirliği Komisyonumuzun yürüttüğü ve uluslararası arenada teşvik programlarına dahil ettiğimiz ‘She Globe Trade’ projemizle de fark yaratıyoruz. Üniversitelerde düzenlediğimiz paneller ve açtığımız eğitimlerle, ihracat yapmak isteyen kadın girişimcilerimize yol haritaları sunuyoruz.

Dijital Dönüşüm komisyonumuzun yürüttüğüWomencode Projesi’ kadınları günümüzün dinamik ekonomisinde başarılı olmak için gerekli dijital becerileri kazandırarak ekonomik büyümeyi hızlandırmak ve iş dünyasında yenilikçiliği teşvik etmektir. Bu girişim, kadın girişimciliğini, liderliğini ve dijital çağa aktif katılımını teşvik ederken teknoloji ve iş sektörlerindeki cinsiyet uçurumunu kapatmayı amaçlamaktadır.

Başlangıçta “yüz” olarak belirlediğimiz hedef kitlemiz, bugün 300’ü aşmış durumda. Eğitim içeriklerimizi dijital platformlarımıza da taşıyarak daha fazla kadına ulaştık. Bugün BUİKAD çatısı altındaki kadınların büyük bölümü aktif olarak ihracat yapıyor.

  • Kısa süre önce Türkiye’deki pek çok sivil toplum kuruluşuna örnek olacak ilk ‘Sürdürülebilirlik Raporu’nuzu açıkladınız. Bu rapor, Bursa iş dünyasındaki kadınlar için sadece bir veri dökümü mü, yoksa yeni bir stratejik rehber mi?

Bursa’da STK ve BUİKAD’ın ilk Sürdürülebilirlik Raporunu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü anlamlandırmak adına paylaştık. Bu rapor bizim için sadece bir durum tespiti değil, stratejik bir rehber, kadın girişimcilerin güçlendiren bir program ve gerçek bir yol haritasıdır. Birleşmiş Milletler’in belirlediği 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda şekillenen bu rapor, nitelikli eğitimden toplumsal cinsiyet eşitliğine, sanayi ve yenilikçilikten ekonomik büyümeye kadar pek çok hayati alana odaklanıyor. BEBKA sınırları içerisinde tek iş kadını derneği olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

BÜTÜNCÜL BİR GELECEK TASARIMI

Sürdürülebilirliği, kadınların karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer aldığı, topluma değer katan ve ekolojik sınırları gözeten bütüncül bir yaklaşım olarak tanımlıyoruz. Hazırladığımız bu rapor, kadın girişimcileri güçlendiren stratejik bir program niteliğindedir. Kamu, STK ve özel sektör iş birliklerimizle oluşturduğumuz sayısal veriler, kadın ekonomisinin gücünü somut bir şekilde ortaya koyuyor.

BURSA’NIN REKABET GÜCÜ KADIN EMEĞİNDE SAKLI

Kadınların ekonomik hayata katılım oranını artırmayı, sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bursa gibi sanayi odaklı ve Türkiye ekonomisinin kalbi konumundaki bir şehirde, kadın emeğinin verimli alanlara yönlendirilmesi kentin küresel rekabet gücünü doğrudan artırmaktadır. Raporumuz; kamu, özel sektör ve STK’ların eş güdümlü hareket etmesi halinde, kadın odaklı bir ekonominin nasıl devasa bir büyüme potansiyeli taşıdığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

  • Raporun BM’nin 11 farklı sürdürülebilir kalkınma amacına katkı sağladığını belirttiniz. Özellikle ‘İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’ (SKA 8) konusunda Bursa sanayisi ile nasıl bir iş birliği içindesiniz?

Bursa, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri; ihracatta dördüncü sırada yer alıyor, otomotiv ve tekstilin kalbi burada atıyor. Ancak tabloya baktığımızda, özellikle teknik ve mühendislik alanlarında kadın istihdamı hâlâ potansiyelinin çok altında. Türkiye genelinde kadın yönetici oranı %37 iken, Bursa bu konuda %42 ile ülke ortalamasının üzerinde bir başarı sergiliyor. Fakat kadınların iş gücüne katılım oranı %34-35 bandındayken, erkeklerde bu oran %71 seviyelerinde. Daha da çarpıcı olanı, Türkiye’deki kadın CEO oranının sadece %5’te kalmasıdır.

YAPAY ZEKA ÇAĞINDA NİTELİKLİ KADIN GÜCÜ

Biz sanayi kuruluşlarıyla iş birliği yaparken, kadınların sadece iş gücüne katılımını değil, “nitelikli işlere” erişimini hedefliyoruz. Yapay zekânın iş hayatını dönüştürdüğü bu dönemde, teknolojiyi etkin kullanan nitelikli insan kaynağını işletmelere kazandırmak önceliğimizdir. Mentorluk programları, kariyer eşleştirmeleri ve özel eğitimlerle bu iş birliğinin zeminini oluşturuyoruz. Kadın istihdamının nitelikli artışı sadece sosyal bir kazanım değil; verimlilik, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme için artık ekonomik bir zorunluluktur.

“KADINLAR DOĞAL BİRER ÇOKLU GÖREV USTASIDIR”

Kadınların erkek egemen sektörlerde fark yaratmasının arkasında çok güçlü yetkinlikler yatıyor. Bizler kriz yönetme becerimiz, hızlı adaptasyon yeteneğimiz, detaycılığımız ve güçlü ilişki yönetimimizle öne çıkıyoruz.

Sanayinin sert temposu ile sosyal hayatın beklentilerini aynı anda yönetebilme becerimiz, biz kadınları doğal birer “çoklu görev ustasına” dönüştürüyor. Bu durum iş dünyasında bizim için çok büyük bir avantaja dönüşüyor. İşte bu yüzden, insana yakışır büyümenin en önemli aktörünün kadın olduğunu savunuyor ve sanayiyle iş birliklerimizi bu inançla perçinliyoruz.

  • ‘Sanayide Kadın Eli’ projesinin Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer paydaşlarla geldiği son noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadınların teknik alanlardaki varlığı gerçekten artıyor mu?

BUİKAD olarak temel mottomuz; sadece bugüne değil, geleceğe de dokunabilen sürdürülebilir projeler üretmektir. Bu bağlamda “Sanayide Kadın Eli” projesi, kadınların üretimin tam merkezinde yer alabileceğini kanıtlayan, Bursa için çok kıymetli bir rol model haline geldi.

DESTEK BİRİMLERİNDEN AR-GE VE KALİTEYE

Gözlemlerimiz ve verilerimiz gösteriyor ki; teknik alanlarda kadın çalışan sayısında çok ciddi bir artış yaşanıyor. Kadınlar artık sadece geleneksel destek birimlerinde değil; üretimin bizzat içinde, Ar-Ge departmanlarında ve Kalite Kontrol süreçlerinde aktif olarak yer alıyorlar. Yönetim süreçlerinde üstlendikleri rollerle de hem işletme performansını hem de kurumsal kültürü pozitif yönde dönüştürüyorlar. Artık şu bir gerçek: Stratejik gücünü kadın emeğiyle harmanlayan ve bunu doğru yöneten işletmeler, verimlilik yarışında rakiplerinin önüne geçiyor.

  • Üyelerinizin %70’i girişimci, %30’u üst düzey yönetici diyebiliriz. Peki, bu dengenin Bursa iş dünyasındaki karar alma mekanizmalarına etkisi nedir?

Bu denge, BUİKAD’ın misyonunun en temel yapı taşlarından biridir. Toplamda 163 üyemiz bulunuyor ve bunlar arasında Bursa’nın lokomotifi olan en büyük 10 kurumsal firmanın kadın temsilcileri de yer alıyor. Kurduğumuz bu denge, kadınların ekonominin hem üretim hem de yönetim tarafında ne kadar etkin olduğunun en somut göstergesidir.

FARKLI BAKIŞ AÇISI, KÜRESEL REKABET GÜCÜ

Girişimci kadınlarımız yeni iş alanları açarak istihdam yaratırken; üst düzey yönetici üyelerimiz, şirketlerin karar alma mekanizmalarına farklı ve çok yönlü bakış açıları kazandırıyor.

Bilimsel araştırmalar da çok net bir gerçeği ortaya koyuyor: Kadın liderliğinin olduğu kurumlarda sürdürülebilirlik ve kurumsal performans çok daha yüksek seyrediyor. Bursa gibi ihracat odaklı ve rekabetin yoğun olduğu bir şehirde, bu dengeyi korumak kentin küresel rekabet gücünü doğrudan desteklemektedir. Kısacası, kadının karar mekanizmalarındaki varlığı, artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur.

  • 27 Mart’ta (2026) gerçekleşecek olan 17. İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri’nde bu yılın ana teması veya öne çıkan kriterleri neler olacak? Aday belirleme sürecinde bu yıl nelere dikkat ettiniz?

Artık sadece Bursa’da değil, ulusal düzeyde tanınan bir marka haline gelen ödül törenimiz, bizim için sürdürülebilirliğin en güzel örneğidir. Bu yıl her zaman olduğundan daha güçlü bir şekilde sadece bireysel başarıya değil, yaratılan “etkiye” odaklanıyoruz. Topluma katkı sağlayan, sürdürülebilir değerler üreten, istihdam yaratan ve en önemlisi ilham veren kadınları ön plana çıkaracağız.

GENÇ KUŞAKLARA CESARET: “ROL MODEL” MİSYONU

Bu ödül töreninin yegane sebebi, başarıya imza atmış hikayeleri görünür kılarak yeni kuşaklara cesaret vermektir. “Ben de iş dünyasında var olmak istiyorum” diyen üniversite öğrencileri ve genç çalışanlar için bu başarı hikâyeleri birer yol haritası niteliğindedir. Amacımız sadece ödül vermek değil, sarsılmaz liderlik hikayelerini toplumun her kesimine ulaştırmaktır.

FARK YARATAN EN BAŞARILI GENÇ GİRİŞİMCİ VİTRİNDE

Geçen yıl kendi dönemimde özel bir kategori eklemiştik: “BUİKAD Fark Yaratan En Başarılı Genç Girişimci Ödülü” Bu kategorinin ilk sahibi, Silikon Vadisi ve ABD’de kurduğu şirketlerle göğsümüzü kabartan sevgili Zülal Tannur olmuştu. Kendisini yakından takip ediyorduk ve o gece ödülümüzü takdim ettik. Bu yıl da aynı kategoride, yine çok değerli ve başarısını kanıtlamış genç bir girişimcimizi ödüllendirerek bu heyecanı sürdüreceğiz.

  • Özellikle üniversite öğrencilerine yönelik yaptığınız gönüllü koçluk çalışmalarından yola çıkarak; iş hayatına yeni atılacak bir genç kadına bugün vereceğiniz en ‘gerçekçi’ tavsiye ne olurdu?

Kariyer bir yürüyüş değil, uzun soluklu bir maratondur. Bu yolculukta en kritik eşik, üretim ekonomisine dahil olma isteği ve sürdürülebilir bir yol haritası çizmektir. Genç kadınlarımıza en büyük tavsiyem; sabır, sürekli öğrenme ve güçlü bir network üçlüsünü asla birbirinden ayırmamalarıdır. Cesaret tek başına yeterli değildir, onu nitelikli bir çevreyle beslemek ve bu bağlantıları doğru kullanmak gerekir.

Kadınların en büyük dezavantajı, çoğu zaman kendilerini “yeterince hazır” hissetmemeleridir. Bu aslında büyük bir tuzaktır. Hata yapmaktan ve görünür olmaktan korkmayın, deneme-yanılma öğrenmenin en değerli parçasıdır. Unutmayın ki fırsatlar, sadece “hazır olup bekleyenlere” gelmez. Kendinden emin olup o fırsatı yakalamak için konfor alanından çıkanlara gelir. Konfor alanınızdan çıkın, “ben hazırım” deyin ve o fırsatı yakaladığınızda hakkını verin.

KADINLAR VE ŞAPKALARI

İş hayatında kadının pek çok şapkası var: Evlat, eş, anne, iş kadını veya sivil toplum gönüllüsü… Bu şapkaların her biri birbirinden farklı sorumluluklar ve yükler taşır. Her birini doğru zamanda kullanmak bir sanattır. Örneğin, anne olan bir kadının süt izni gibi yasal haklarını kullanması en doğal hakkıdır, ancak kariyer hedeflerinden kopmamak adına kaliteli zaman yönetimini kurarak iş hayatına hızla adapte olması kritiktir. Aksi halde kariyer basamaklarında hedeflediği noktaya ulaşması güçleşebilir.

EŞ DESTEĞİ: BAŞARININ GİZLİ GÜCÜ

Bu süreçte eşlerin desteği, yapılan işe olağanüstü bir anlam ve güç katıyor. Ben bir anne ve eş olarak bu konuda haklı bir gurur yaşıyorum. Kendisine bu desteği için her platformda teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bu yolculuk, karşılıklı destekle çok daha anlamlı hale geliyor.

LİDERLİKTE ALTIN KURAL: “KİŞİLERLE DEĞİL, DURUMLARLA İLGİLENİN”

Röportajımızın sonunda Şeyda Şençayır, iş hayatında sarsılmaz bir duruş sergilemenin ve duygusal zekayı stratejiyle birleştirmenin formülünü şu sözlerle özetliyor:

“Benim çalışma prensibimde çözüm odaklılık ve pozitif yaklaşım birer düsturdur. İş hayatında şahıslar benim için belirleyici değildir, ben kişilere tavır almam, durum değerlendirmesi yaparım. Bu benim için duygusal bir tepki değil, stratejik bir yol haritasıdır. Konumunuz ve başarılarınız gereği insanlar sizi aşağı çekmeye, enerjinizi düşürmeye çalışabilir. Ancak siz vizyonunuzu geniş tuttuğunuzda ve olaylara stratejik baktığınızda, bu engeller sadece yolunuzdaki birer detay olarak kalır.”

 

 

 

 

Özbeşler Tekstil
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.