Zirvede son dans: BIST 100 kırılmadan önceki sessizlik mi?

3 Mayıs 2026 12:14
A+
A-

Borsa bazen en tehlikeli anlarını sessizlikle gizler. Yükselişin sürdüğü, ekranların yeşile boyandığı, yatırımcının kendini güvende hissettiği o anlar… Aslında en büyük kırılmaların hemen öncesidir. Nisan ayının son haftasında BIST 100 tam da böyle bir tablo çizdi: zirveye yakın, güçlü ama huzursuz.

27 Nisan’da gelen yükseliş, piyasanın hâlâ iştahlı olduğunu gösterdi. Ancak bu iştahın ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusu, ertesi gün gelen sert satışlarla birlikte daha yüksek sesle sorulmaya başlandı. 28 Nisan’daki geri çekilme, sıradan bir düzeltmeden fazlası gibi algılandı. Çünkü yatırımcı psikolojisi zirveye yakın bölgelerde daha kırılgandır; küçük bir satış bile büyük bir korkuya dönüşebilir.

Fakat piyasa bu korkuya teslim olmadı. 29 Nisan’da gelen tepki alımları, alıcıların hâlâ sahnede olduğunu net biçimde ortaya koydu. Asıl kritik gün ise 30 Nisan’dı. Güne düşüşle başlayan endeks, gün içinde yönünü yukarı çevirerek güçlü bir kapanış yaptı. Bu, teknik olarak basit bir hareket değil; piyasanın “henüz pes etmedim” deme biçimidir.

Ancak bu dört günün özeti, yüzeyde göründüğünden çok daha derin bir hikâye anlatıyor. Endeks ne düşüyor ne de güçlü bir şekilde yükseliyor. 14.300 ile 14.600 arasında sıkışmış bir yapı var. Bu tür sıkışmalar genellikle iki şeyin habercisidir: ya yeni bir ralli, ya da sert bir düzeltme.

İşin daha kritik tarafı ise şu: Bu süreç, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde yaşanıyor. Petrol fiyatları yükseliyor, jeopolitik riskler masada duruyor ve dünya piyasaları net bir yön bulmakta zorlanıyor. Buna rağmen Borsa İstanbul’un zirveye yakın kalması bir güç göstergesi. Ama aynı zamanda bir risk işareti. Çünkü güçlü kalan piyasa, kırıldığında da aynı sertlikle hareket eder.

Bugün gelinen noktada piyasa bize açık bir mesaj veriyor: “Karar anı yaklaşıyor.” Alıcılar hâlâ güçlü, ancak temkinli. Satıcılar ise zayıf, ama tamamen kaybolmuş değil. Bu denge uzun süre korunamaz. Bir taraf mutlaka kazanacak.

Ve işte asıl mesele burada başlıyor. Eğer 14.600 seviyesi yukarı kırılırsa, bu yalnızca bir yükseliş değil, yeni bir hikâyenin başlangıcı olur. Ancak aşağı yönlü bir kırılma, bugüne kadar “sağlıklı düzeltme” olarak görülen hareketleri, çok daha sert bir satış dalgasına dönüştürebilir.

Sonuç olarak, piyasa şu anda bir yön seçmiyor; “zaman” kazanıyor. Ama bu bekleyiş sonsuza kadar sürmez. Çünkü borsada en tehlikeli anlar, herkesin rahat olduğu anlardır. Borsadan bu yıl umutluyduk. Paradan ziyade zamanı da kazanmak önemli.

Sağlıcakla kalın!

Özbeşler Tekstil
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.