ŞEHİR BATIYA KOŞARKEN

13 Temmuz 2026 13:44
A+
A-

Değerli Kent Bursa okurları, merhaba. Bu hafta sizinle şehrimizde son yıllarda tüm Bursa’nın dikkatle takip ettiği bir konuyu konuşmak istiyorum: Bursa’nın nasıl da batıya, Nilüfer’e doğru kaydığını hep birlikte görüyoruz. Ben mesleğim gereği bu değişimi sahada yakından takip ediyorum ve açıkçası bu tabloyu her zaman rahat izleyemiyorum. Çünkü bu sadece bir imar hareketi değil; aynı zamanda bir şehrin hafızasının, alışkanlıklarının ve mahalle kültürünün de yer değiştirmesi anlamına geliyor.

Etrafımda konuştuğum çoğu kişi–özellikle gençler- aynı şeyi söylüyor: ‘Nilüfer’e taşınalım.’ Bunun elbette somut sebepleri var. Yeni imar planları, geniş bulvarlar, alışveriş merkezleri, üniversite ve iş imkanlarının yoğunlaşması Nilüfer’i son yirmi yılın en gözde ilçesi hâline getirdi. Özellikle Özlüce bölgesi ve daha batıya doğru genişleyen yeni mahalleler, hem oturmak hem yatırım yapmak isteyenler için neredeyse tek adres gibi konuşuluyor. Müteahhitler de talebi görüyor elbette; sermaye nereye akıyorsa proje de oraya kuruluyor. Bu kendi kendini besleyen bir döngü: talep arttıkça fiyat artıyor, fiyat arttıkça daha ‘prestijli’ algısı güçleniyor, algı güçlendikçe talep bir kat daha artıyor.

Bu arada Yıldırım ve Osmangazi gibi Osmanlı’nın beylikten imparatorluğa dönüştüğü anlara şahitlik etmiş tarihi mahallelerin bugünkü tabir-i caizse ‘atıl’ hallerini görünce üzülmemek elde değil. Çünkü orası sadece bir ‘bölge’ değil, Bursa’nın hafızası; bu şehrin ilk sanayisi de, ilk pazarları da, ilk mahalle kültürü de oralarda kuruldu, her taşında bir hikâye, her sokağında bir emek var. Ama yıllardır oraya bakan gözler giderek azaldı; bir zamanlar canlı olan çarşıların, kalabalık sokakların sessizleştiğini, gençlerin uzaklaştığını, evlerin yaşlandığını görmek beni gerçekten üzüyor. Bunun bir de mühendislik gözüyle rahatsız edici bir yanı var: yıllardır göz yumulan, denetimsiz bırakılan kaçak yapılaşma hâlâ bu ilçelerin gündeminde. Zemin etüdü yapılmadan, statik hesap gözetilmeden yükselen her kat, aslında orada yaşayan bir ailenin geleceğiyle oynamak demek. Buna dar sokakları, yetersiz yeşil alanı, eksik otoparkı ve çocukların oyun oynayacağı bir park bile bulamadığı mahalleleri eklediğimizde tablo daha da ağırlaşıyor. Bir şehrin doğusu böyle geride bırakılmamalı; bu bizim ortak vicdanımızı ilgilendiren bir mesele.

Bu dengesizliğin belki de en çarpıcı örneğini Nilüfer’in kuzeybatısındaki Balat, Bademli ve Doğanköy bölgelerinde görüyoruz. Bir zamanlar sakin, yeşil, şehrin biraz dışında kalan bu yerleşimler, artık Bursa’nın en yüksek metrekare fiyatlarının konuşulduğu bölgeler arasında. Villa ve müstakil ev talebinin yoğunlaşması, arsa fiyatlarını akıl almaz seviyelere taşıdı; bırakın orta gelirli bir aileyi, iyi kazanan birçok beyaz yaka çalışan bile artık buradan ev alma hayalini erteliyor.

Bence artık şunu açıkça konuşmalıyız: doğu ilçelerimiz kendi içinde, kendi kimliğini koruyarak bir dönüşüm yaşamak zorunda. Bu dönüşüm dışarıdan empoze edilen, mahalleyi yok sayan bir yıkım anlayışıyla değil; oranın hafızasına, insanına ve emeğine saygı duyan bir anlayışla olmalı. Ama bunu tek başına ne vatandaş ne de müteahhit üstlenebilir; burada devletin de kolları sıvaması, hem yapısını güçlendirmek isteyen vatandaşı hem de bu bölgelerde sorumlu, kaliteli üretim yapacak müteahhitleri gerçek anlamda teşvik etmesi gerekiyor. Vergi kolaylıkları, hızlandırılmış imar süreçleri, düşük faizli krediler ve sıkı ama adil bir denetim mekanizması bir araya gelmeden bu dönüşüm kendiliğinden olmayacak. Yoksa bir tarafta hafızasını kaybetmiş, boşalan mahalleler; diğer tarafta erişilemez fiyatlarla dolan bir şehir manzarasıyla baş başa kalırız.

Bu konuyu önümüzdeki yazılarımda da açmaya devam edeceğim; özellikle doğu ilçelerindeki dönüşüm potansiyelini, kaçak yapılaşmayla mücadelede yapılabilecekleri ve buralarda hayata geçirilebilecek örnek projeleri sizinle konuşmak isterim. Bursa’nın her köşesinin, özellikle de bu şehri şehir yapan doğusunun yeniden değer ve saygı görmesi dileğiyle, bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.