Geleceğin kodları BTÜ’de yazılıyor!

Geleceğin kodları BTÜ’de yazılıyor!
28 Temmuz 2026 10:59
A+
A-

SEMA NUR ÇINAR/RÖPORTAJ

Milyonlarca gencin heyecanla beklediği YKS sonuçlarının duyurulmasının ardından, üniversite tercihlerinde gözler uygulamalı eğitimi ve dijital dönüşümü merkeze alan yükseköğretim kurumlarına çevrildi.

Yapay zekâ ve otomasyon çağında mühendislik eğitimini sil baştan güncelleyen Bursa Teknik Üniversitesi, bu yıl da teknolojiye yön verecek yeni nesil beyinleri bünyesine katmaya hazır. Devlet üniversiteleri arasında iş dünyası memnuniyetinde ilk üçte yer alan BTÜ’de adayları nasıl bir ekoşis-temin beklediğini Rektör Prof. Dr. Naci ÇAĞ-LAR’a sorduk. Yeni açılan vizyoner bölümlerden tescilli kariyer modellerine, sanayi iş birliklerinden kampüs imkânlarına kadar merak edilen tüm sorular yanıt buldu.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci ÇAĞLAR

  1. Sayın Rektörüm, YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce genç için heyecan dolu tercih maratonu başladı. Bir “Araştırma Üniversitesi” olarak BTÜ, bu yıl kampüs kapılarını kaç yeni öğrenciye açmaya hazırlanıyor? Kontenjanlar ve hazırlıklar ne durumda?

2026-2027 akademik yılında Bursa Teknik Üniversitesi olarak 1.355 yeni öğrencimizi üniversitemizde ağırlamaya hazırlanıyoruz. Gerek fiziki altyapımız, laboratuvarlarımız, uygulama alanlarımız ve sosyal yaşam imkânlarımız gerekse güçlü akademik kadromuzla öğrencilerimize nitelikli bir üniversite deneyimi sunmak için hazırız.

Ancak biz, tercih sürecini yalnızca sonuçların açıklanmasını bekleyen bir dönem olarak görmüyoruz. Aksine aday öğrencilerimizin doğru tercih yapabilmeleri için aylar öncesinden çalışmalarımıza başladık. Bu anlayışla Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen ve tescilini aldığımız “Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa” projesini uygulamaya koyduk.

Lise 11 ve 12’nci sınıf öğrencilerine yönelik geliştirdiğimiz projede, tamamen üniversitemiz tarafından hazırlanan ve ÖSYM’nin tercih sistemini örnek alan bir tercih robotu oluşturduk. Öğrencilerimiz BTÜ’de okumak istedikleri beş bölümü tercih etti. Akademik başarı ortalamalarına göre yapılan yerleştirmelerin ardından bölümlere kabul edilen öğrenciler, bir ay boyunca haftanın bir günü üniversitemize gelerek gerçek bir üniversite öğrencisi gibi eğitim aldı. Derslere katıldılar, laboratuvarları kullandılar, akademisyenlerimizle bir araya geldiler, üniversite öğrencilerimizle aynı sınıflarda bulunarak kampüs yaşamını birebir deneyimlediler. Projeyi devlet ve özel lise öğrencileri için ayrı dönemlerde gerçekleştirerek daha fazla gencimize ulaşmayı başardık.

Bu proje sayesinde gençlerimiz, henüz tercihlerini yapmadan önce seçmeyi düşündükleri bölümü yakından tanıma, mesleklerine ilişkin doğru bir bakış açısı kazanma ve bilinçli tercih yapma fırsatı elde etti. Üniversite tercihlerinin yalnızca puanla değil, ilgi, yetenek ve doğru deneyimle şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’de örnek niteliğinde olan bu projeyi hayata geçirmekten ve tescille taçlandırmaktan büyük gurur duyuyoruz.

Şimdi ise tercih dönemi başlıyor. Aday öğrencilerimizi yalnızca tercih listelerinde değil, kampüsümüzde de görmek istiyoruz. Araştırma Üniversitesi kimliğimiz, uygulama odaklı eğitim anlayışımız, güçlü sanayi iş birliklerimiz ve öğrencilerimize sunduğumuz araştırma-ekosistemiyle onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 28-29 Temmuz tarihlerinde Mimar Sinan Yerleşkemizde Tercih Günleri düzenleyeceğiz. Tercih döneminde aday öğrencilerimizi ve ailelerini kampüsümüzde ağırlayarak, üniversitemizi yakından tanımalarını sağlayacağız. Tercih Günleri’nde akademisyenlerimiz aday öğrencilerimizle bir araya gelerek bölümlerimiz, eğitim olanaklarımız, burs imkânlarımız, laboratuvarlarımız, sosyal yaşam alanlarımız, öğrenci topluluklarımız ve kariyer fırsatlarımız hakkında ayrıntılı bilgi verecek. Adaylarımız aynı zamanda kampüsümüzü gezerek eğitim görecekleri ortamı yerinde inceleme ve merak ettikleri tüm sorulara doğrudan yanıt alma fırsatı bulacak. Üniversite tercihi gibi önemli bir kararı verirken, aday öğrencilerimizin tercih etmeyi düşündükleri üniversiteyi yerinde görmelerini ve atmosferini birebir deneyimlemelerini son derece kıymetli buluyoruz. Bu vesileyle tüm aday öğrencilerimizi ve ailelerini Tercih Günlerimize davet ediyoruz.

  1. YÖK’ün son dönemde yapay zekâ, veri bilimi ve dijital dönüşüm odaklı hamlelerini yakından takip ediyoruz. BTÜ bünyesinde yeni açılan “Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi” ile “Veri Bilimi ve Analitiği” gibi vizyoner bölümler var. Bu bölümleri tercih edecek öğrencileri nasıl bir altyapı ve gelecek bekliyor?

Öncelikle şunu özellikle vurgulamak isterim ki bizim için üniversitemizdeki tüm bölümler eşit derecede değerlidir. Her biri kendi alanında ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmekte ve farklı sektörlere önemli katkılar sunmaktadır. Tüm bölümlerimiz, güçlü akademik kadrosu ve uygulamalı eğitim anlayışıyla öğrencilerini geleceğe hazırlamaktadır.Bununla birlikte dünyada yaşanan teknolojik dönüşüm, yükseköğretim sisteminde de yeni açılımları beraberinde getiriyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), geleceğin mesleklerini ve ülkemizin stratejik ihtiyaçlarını dikkate alarak yapay zekâ, veri bilimi, dijitalleşme ve ileri teknolojiler alanlarında yeni programların açılmasını teşvik ediyor. Biz de Bursa Teknik Üniversitesi olarak bu vizyonu yakından takip ediyor, ülkemizin geleceğine yön verecek alanlarda öncü adımlar atıyoruz.

Bu kapsamda açılan Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi ile Veri Bilimi ve Analitiği lisans programlarımız, yalnızca bugünün değil, geleceğin de en stratejik alanlarından ikisini temsil ediyor. Günümüzde yapay zekâ; üretimden sağlığa, savunma sanayinden ulaşıma, finanstan eğitime kadar hemen her sektörde dönüşümün merkezinde yer alıyor. Veri ise artık yeni çağın en değerli kaynaklarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle bu alanlarda yetişen nitelikli insan kaynağına olan ihtiyaç her geçen gün artıyor.

BTÜ olarak öğrencilerimize sadece teorik bilgi sunmayı değil, uygulama becerisi kazandırmayı da önceliyoruz. Güçlü laboratuvar altyapımız, araştırma merkezlerimiz, proje kültürümüz, TEKNOFEST başta olmak üzere ulusal ve uluslararası yarışmalara verdiğimiz destek, sanayi iş birliklerimiz ve araştırma üniversitesi kimliğimiz sayesinde öğrencilerimiz eğitimleri boyunca gerçek projelerin içinde yer alma fırsatı bulacak. Böylece mezun olduklarında yalnızca diploma sahibi değil, sektör deneyimi kazanmış, proje üretmiş ve çözüm geliştirebilen mühendisler ve uzmanlar olarak iş hayatına adım atacaklar.

Yapay zekâ ve veri bilimi alanları bugün olduğu gibi gelecekte de ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en kritik alanlar arasında yer alacak. Biz de öğrencilerimizi yalnızca mevcut iş gücü piyasasına değil, henüz ortaya çıkmamış mesleklere ve geleceğin teknolojilerine hazırlıyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak hedefimiz; teknolojiyi kullanan değil, geliştiren, üreten ve dünyaya yön veren bireyler yetiştirmektir.

  1. Yapay zeka ve otomasyon, geleneksel mühendislik dallarını (Makine, Metalurji, İnşaat vb.) dönüştürüyor, hatta bazılarını “öldürüyor” deniyor. BTÜ bir teknoloji üniversitesi olarak, geleneksel mühendislik bölümlerini bu dijital dalgaya karşı nasıl güncelliyor? Tercih yapacak bir öğrenci neden eski nesil mühendislik yerine BTÜ’nün revize edilmiş mühendisliğini seçmeli?

Teknoloji geliştikçe meslekler ortadan kalkmıyor; aksine dönüşüyor, yeni bilgi ve becerilerle güçleniyor. Makine, İnşaat, Metalurji ve Malzeme, Elektrik-Elektronik ya da diğer mühendislik disiplinleri bugün sanayinin ve kalkınmanın temel yapı taşlarıdır. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler bu alanların yerine geçmiyor; onların daha verimli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir şekilde çalışmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle üniversite tercihi yapacak gençlerimize tavsiyemiz, kendi ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kariyer hedeflerini dikkate almalarıdır. Doğru tercih; yalnızca yüksek puanlı bir bölümü seçmek değil, kişinin severek yapacağı, kendini geliştirebileceği ve mutlu olacağı mesleği belirlemesidir. Başarının temelinde de bu bilinçli tercih yatmaktadır.

Bursa Teknik Üniversitesi olarak biz de eğitim programlarımızı çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Mühendislik programlarımızda dijital dönüşüm, yapay zekâ, veri analitiği, otomasyon, modelleme, simülasyon ve akıllı üretim teknolojileri gibi güncel yaklaşımları ders içeriklerine entegre ediyoruz. Bununla birlikte yalnızca mühendislik programlarımızda değil, üniversitemizdeki tüm bölümlerde öğrencilerimizin geleceğin dünyasına hazırlanmasını sağlayacak ortak bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Bu kapsamda tüm öğrencilerimize “Yapay Zekâ” ve “Eleştirel Düşünme Yöntemleri” gibi çağın temel yetkinliklerini kazandıran dersler sunuyoruz. Çünkü günümüzde başarı, yalnızca mesleki bilgiyle değil; teknolojiyi doğru kullanabilme, analitik düşünebilme, sorgulayabilme ve değişime uyum sağlayabilme becerileriyle mümkün oluyor.

Özellikle Bursa gibi Türkiye’nin üretim ve teknoloji üssü olan bir şehirde bulunmamız, öğrencilerimize önemli avantajlar sağlıyor. Güçlü sanayi iş birliklerimiz, uygulamalı eğitim anlayışımız, laboratuvar altyapımız, araştırma projelerimiz ve sektörle iç içe yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde öğrencilerimiz teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buluyor.Dolayısıyla asıl önemli olan, çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle sürekli kendini yenileyen, teknolojiye yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bursa Teknik Üniversitesi olarak hedefimiz de tam olarak budur. Öğrencilerimizin hangi bölümü tercih ederlerse etsinler, güçlü bir akademik altyapı, uygulama deneyimi, yapay zekâ okuryazarlığı, eleştirel düşünme becerisi ve geleceğin teknolojilerine uyum sağlayabilecek yetkinliklerle mezun olmalarını sağlamaktır.

  1. İMEP (İşletmede Mesleki Eğitim Programı) kapsamında öğrencileri son sınıfta tam zamanlı sanayiye gönderiyorsunuz. Bursa sanayisi devasa bir güç ama bazen öğrencileri “ucuz veya bedava iş gücü” olarak görme eğilimi olabiliyor. BTÜ, öğrencilerini sanayideki bu sömürü riskinden korumak ve gerçekten “mühendis adayı” olarak yetiştirilmelerini sağlamak için nasıl bir denetim mekanizması uyguluyor?

Bursa Teknik Üniversitesi olarak İMEP’i başarıyla uygulayan sayılı üniversitelerden biriyiz.  Program kapsamında öğrencilerimiz son sınıfta 14 hafta, yani bir yarıyıl boyunca tam zamanlı olarak sektörlerinin öncü firmalarında görev alıyor. Ancak bu süreç rastgele ilerlemiyor. Öğrencilerimiz hem üniversitemizdeki akademisyenlerimiz hem de işletmelerdeki kurum danışmanları tarafından düzenli olarak takip ediliyor. Çalışmaları, üstlendikleri görevler ve mesleki gelişimleri belirli kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Dolayısıyla öğrencilerimiz işletmelerde “çalışan” değil, mesleki eğitimini sahada sürdüren mühendis adayları olarak yer alıyor.

İMEP, aslında üniversitemizde uyguladığımız ve Türkiye’de tescil edilen BTÜ Kariyer Modeli’nin en önemli bileşenlerinden biri. Biz öğrencilerimizin kariyer planlamasını son sınıfa bırakmıyor, üniversiteye adım attıkları ilk günden itibaren sistemli bir şekilde destekliyoruz. Kariyer Modelimiz kapsamında öğrencilerimize mentörlük, kariyer danışmanlığı ve rehberlik hizmetleri sunuyoruz. İlk iki sınıfta mezunlarımızdan oluşan mezun mentörleri, üçüncü ve dördüncü sınıfta ise sektörün deneyimli profesyonellerinden sektör mentörleri öğrencilerimize rehberlik ediyor. Böylece öğrencilerimiz hem akademik gelişimlerini hem de kariyer planlarını doğru şekilde şekillendirme imkânı buluyor.

Öğrencilerimizin gelişimini yalnızca akademik başarıyla da değerlendirmiyoruz. Öğrenci topluluklarında üstlendikleri görevler, sosyal sorumluluk projeleri, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal etkinliklerde kazandıkları deneyimleri de Sosyal Transkript uygulamamızla belgelendiriyoruz. Ayrıca Mezun Takip ve Destek Sistemimiz sayesinde öğrencilerimizle mezuniyet sonrasında da bağımızı sürdürüyor, kariyer yolculuklarında yanlarında olmaya devam ediyoruz. Bu modelin başarısını somut verilerle de görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi verilerine göre mezunlarımızın yüzde 92’si ilk bir yıl içerisinde kendi sektörlerinde istihdam ediliyor. Bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Yine Yükseköğretim Kurulu verilerine göre iş dünyasının mezunlarımızdan memnuniyet oranı yüzde 92,5’e ulaşmış durumda ve bu başarıyla devlet üniversiteleri arasında ilk üç üniversite arasında yer alıyoruz. Bu sonuçlar, uyguladığımız kariyer modelinin ve İMEP’in ne kadar doğru bir yaklaşım olduğunu ortaya koyuyor.Bizim hedefimiz yalnızca öğrencilerimizi mezun etmek değil; onları iş dünyasının aranan, donanımlı ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilen profesyonelleri olarak yetiştirmektir. BTÜ Kariyer Modeli ve İMEP de bu hedefe ulaşmamızı sağlayan en önemli eğitim yaklaşımlarımız arasında yer almaktadır.

  1. Bursa bir sanayi ve tarih şehri. BTÜ’nün yerleşkelerinin bulunduğu Yıldırım bölgesindeki kampüs yaşamı, sosyal olanaklar, teknofest takımları ve AR-GE laboratuvarları öğrencilere nasıl bir ekosistem sunuyor?

Bursa, Türkiye’nin üretim, teknoloji ve ihracat üssü konumunda olan çok güçlü bir sanayi şehri. Aynı zamanda köklü tarihi, kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle öğrencilerin sosyal yaşamına da önemli katkılar sunuyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak biz de bu güçlü ekosistemin tam merkezinde yer alıyoruz. Öğrencilerimiz, bir yandan Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarıyla iç içe eğitim alırken diğer yandan zengin sosyal ve kültürel yaşamın sunduğu imkânlardan faydalanabiliyor.

Ancak bizim en önemli farklarımızdan biri, öğrencilerimizi eğitim sürecinin ilk gününden itibaren uygulamanın içine dâhil etmemizdir. Üniversitemiz, güçlü laboratuvar altyapısıyla öğrencilerine teorik bilgiyi pratiğe dönüştürme imkânı sunuyor. Bugün BTÜ’de laboratuvar cihazı başına yaklaşık 6 lisans öğrencisi düşüyor. Bu oran, öğrencilerimizin laboratuvarlardan etkin şekilde yararlanmasını sağlayan önemli bir avantajdır. Kalabalık gruplar yerine birebir uygulama yapabilen öğrencilerimiz, derslerde edindikleri bilgileri modern cihazlarla pekiştirme fırsatı buluyor. Laboratuvarlarımız yalnızca derslerin işlendiği alanlar değil; aynı zamanda araştırmanın, proje üretmenin ve yenilikçi fikirlerin geliştirildiği merkezlerdir. Öğrencilerimiz akademisyenlerimizle birlikte araştırma projelerinde görev alıyor, ileri teknoloji cihazlarla çalışma deneyimi kazanıyor ve daha lisans eğitimleri sırasında bilimsel üretimin bir parçası oluyor.

Bu uygulamalı eğitim anlayışı, öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası yarışmalardaki başarılarına da doğrudan yansıyor. Özellikle TEKNOFEST başta olmak üzere farklı teknoloji yarışmalarına katılan takımlarımız her yıl önemli dereceler elde ediyor. Öğrencilerimiz burada yalnızca yarışmıyor; takım çalışmasını öğreniyor, gerçek mühendislik problemlerine çözüm geliştiriyor, proje yönetimi ve ürün geliştirme süreçlerini deneyimliyor. Laboratuvarlarda edindikleri teknik bilgi ve uygulama becerisi, bu başarıların en önemli temelini oluşturuyor. Üniversitemizde öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerine değil, sosyal gelişimlerine de büyük önem veriyoruz. Öğrenci topluluklarımız, kültürel ve sportif etkinliklerimiz, girişimcilik faaliyetlerimiz ve proje odaklı çalışma ortamımız sayesinde öğrencilerimiz çok yönlü bir üniversite deneyimi yaşıyor. Çünkü biz, başarılı bir mühendisin ya da uzmanın yalnızca mesleki bilgiyle değil; iletişim becerisi, ekip çalışması, liderlik ve problem çözme yetkinlikleriyle de öne çıkacağına inanıyoruz.

Kısacası BTÜ’de öğrencilerimiz sadece ders gören bireyler değil; laboratuvarlarda üreten, projeler geliştiren, TEKNOFEST gibi prestijli organizasyonlarda üniversitesini başarıyla temsil eden, sanayiyle güçlü bağlar kuran ve mezun olduğunda iş hayatına hazır şekilde adım atan gençler olarak yetişiyor.

  1. Son olarak, heyecanla sonuç bekleyen ve tercih listesini oluştururken kafası karışık olan geleceğin mühendislerine, bilim insanlarına ve yöneticilerine bir Rektör, aynı zamanda bir akademisyen olarak ne söylemek istersiniz?

Öncelikle tüm gençlerimize emeklerinin karşılığını alacakları güzel bir tercih dönemi temenni ediyorum. YKS, hayatınızdaki önemli dönüm noktalarından biri olabilir; ancak geleceğinizi belirleyen tek unsur değildir. Asıl önemli olan, kendinizi tanımanız, ilgi alanlarınızı keşfetmeniz ve sizi mutlu edecek mesleği bilinçli bir şekilde seçmenizdir. Tercih yaparken yalnızca puanlara ya da o günün popüler mesleklerine odaklanmayın. Bugün ilgi gören birçok alan yıllar içinde değişebilir. Ancak işini severek yapan, kendini sürekli geliştiren, araştıran, üreten ve öğrenmeye açık bireyler her zaman başarıya ulaşacaktır. Bu nedenle tercih edeceğiniz üniversitenin size sadece diploma değil; uygulama imkânı, araştırma kültürü, güçlü akademik kadro, sektörle iş birlikleri ve kariyer desteği sunmasına dikkat edin.

Biz Bursa Teknik Üniversitesi olarak öğrencilerimizi yalnızca bugünün mesleklerine değil, geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. Yapay zekâdan eleştirel düşünmeye, uygulamalı eğitimden araştırma projelerine, girişimcilikten uluslararası deneyimlere kadar öğrencilerimizin kendilerini çok yönlü geliştirebilecekleri bir eğitim ortamı sunuyoruz. Amacımız, mezunlarımızın sadece iş arayan değil; çözüm üreten, teknolojiyi geliştiren, değişime yön veren bireyler olmalarıdır. Bu süreçte aday öğrencilerimizi ve ailelerini, 28-29 Temmuz tarihlerinde Mimar Sinan Yerleşkemizde düzenleyeceğimiz Tercih Günleri’ne davet ediyorum. Akademisyenlerimizle birebir görüşerek bölümlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi alabilir, kampüsümüzü yakından inceleyebilirsiniz. Üniversite tercihi gibi önemli bir kararı verirken, tercih etmeyi düşündüğünüz üniversiteyi yerinde görmenin ve atmosferini hissetmenin çok değerli olduğuna inanıyorum.

Unutmayın ki doğru tercih, sadece iyi bir üniversite seçmek değil; kendinize en uygun yolu seçmektir. Sevdiğiniz alanda eğitim aldığınızda başarı da mutluluk da beraberinde gelecektir. Şimdiden tüm gençlerimize başarılar diliyor, verecekleri kararların kendileri, aileleri ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.