Marty Supreme filmi hakkında…
En çok beni etkileyen film türünden bahsetmek istiyorum. Özellik ile 1940 ve 1950’li yıllarda çekilen Noir filmler beni çok etkiler. Bu filmlerde baş karakter kötü bir şahsiyettir ve her türlü kötülüğü kendi doğru bildiği yanlış yolda, kötü zaferler elde etmek için yapar etrafındaki dünya’da bu kötü karaktere hizmet için vardır. Mesela, ilk noir film 1941 yapımı The Maltese Falcon kabul edilir. Benim en çok sevdiğim noir film ise 1944 yılında çekilen Çifte Sigorta ( Double Indemnity) filmidir.
Josh Safdie’ nin son filmi Marty Supreme filmi vizyonda ve adından çokça söz ettirdi. Filmde gerek oyuncu gerek sinematografi açısından başarılı. Filmde yaratılan dünya, suç, karanlık atmosfer, ahlaki çöküş, kadercilik ve stilize ışık-gölge estetiğine sahip bir evrende geçer. Filme noir diyemeyiz ama Spor işleyen komedi ve drama olarak türünü belirleyebiliriz. Ama noir olmasada filmdeki Marty ne kadar spor hayatına devam etmek için makyevelist bir tavırla ilerlese de herkese kötülük yapan, aldatan bir karakterdir. Filmde noir karakterlere bir selam verir.
Filmdeki 1950’li yılların Amerika’sında herkes bencil, egoist ve herkes gangster ya da gangstere hizmet eden insanların ülkesi gibi bir dünya betimlenmiş. Filmde yaratılan dünya esrarengiz Amerikan rüyasında geçer. Filmin mekanlarından bahsetmek istiyorum.
ABD’nin New York şehrinde ve çevresinde çekilen filmin birkaç sahne için New Jersey ve Japonya’ya da çekilmiş.
Marty Supreme filmi (Türkçe adıyla Muhteşem Marty), çekim yapılan tam yerleri anlatmak gerekirse, çoğunlukla ABD’nin New York Eyaleti’nde çekildi ve filmde 1950’ler New York’unun atmosferi yeniden yaratıldı. New York City, New York: Manhattan’ın Lower East Side (özellikle Orchard Street), Central Park ve Upper East Side dahil olmak üzere pek çok şehir içi sokak, cadde ve mekân filmde kullanıldı. New York Eyaleti’nin diğer bölgeleri: Rye Playland, Hancock ve Orange County gibi yerlerde ekstra sahneler çekildi. New Jersey: Film için New Jersey’de (örneğin Crosswicks/Chesterfield gibi) bazı sahneler çekildi.Japonya çekimleri kapsamında 2025’in Şubat ayında Japonya’da bazı ek sahneler de filme sonradan dahil edildiğini öğrendim.
Martin Supreme 1950’li yılların Amerika’sında yaşayan, tam anlamı ile yalancı ve “başarı için her şey mubahtır.” Makyevelist tarzında yaşayan bir karikatüre edilmiş bir karakterdir. Martin’in hayatı bir yalan makinesi gibi sert virajlar ile doludur. Aldatmalar, dolandırıcılık, riya, sadakatsizlik karakterini şekillendiren unsurlardır. Kendince ezilmiş ve örselenmiş bir hayat tanımı vardır. Ailesi onu normal bir insan hayatındaki standartlara ulaştırmak için çabalasa da Martin sadece masa tenisi için yaşar. Tüm kötülükleri yaparken amacı için çalışırken narsist ve şovenist bir karakter sergiler.
Film, gerçek hayatta masa tenisi şampiyonu Marty Reisman’dan ( 1930 – 2012 ) esinlenilmiştir. Marty New York fakir mahallesi east side doğmuş büyümüş. Para karşılığı bilardo, bowling ve masa tenisi oynayan hayat görüşü ise “Ben kazanmak için oynarım, sevilmek için değil.” diyen marty’nin yaşam mücadelesi ise sporu kumar için oynayan yani para için oynayan arka sokakların adeta bir filozofudur. Reisman, masa tenisinden 2 kere dünya şampiyonu olmuş. ama gerçek ünü para karşılığı oyunlar ve rakiplerini alaycı kışkırtıcı oyun tarzı ile yenmesi ile ünlenmiştir. İyi Seyirler…
