Yargı sisteminde devrim niteliğinde adımlar
TÜBA DEMİR / ÖZEL HABER
Türk yargı sisteminin etkinliğini artırmak, davaların makul sürede sonuçlanmasını sağlamak ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal kararları doğrultusunda oluşan hukuki boşlukları doldurmak amacıyla hazırlanan kapsamlı yargı paketi düzenlemeleri netleşti.
Yeni yargı paketinin hukuk, ceza, idare ve icra mevzuatında köklü değişiklikler içerdiğini söyleyen Hukukçu Pınar Karpuz, Kent Bursa Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu.
Hukukçu Pınar Karpuz, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından duruşma aralıklarına; faiz hesaplamalarından miras satışlarına kadar birçok alanda yenilik geldiğini söyledi.
YARGILAMALAR HIZLANIYOR, HAK KAYIPLARI ÖNLENİYOR
Konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda önemli konulara değinen Hukukçu Pınar Karpuz, “Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda mahkemelerin uzamasının önüne geçmek amacıyla duruşma aralıklarına üç ay sınırı getiriliyor. Zorunlu haller dışında iki duruşma arası 3 ayı geçemeyecek. Sistemde en çok tartışılan konulardan biri olan belirsiz alacak davası ise tamamen kaldırılıyor. Bunun yerine kısmi dava açılması esası benimsenecek; davacılar bir defaya mahsak talep artırımında bulunabilecek. Yaşanabilecek hak kayıplarını engellemek amacıyla, kısmi davada yapılan talep artırımında zamanaşımının tüm alacak bakımından dava açılış tarihinden itibaren kesildiği kabul edilecek. Ayrıca, hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda dosyayı bilirkişiye gönderen hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilebilmesi düzenlenerek gereksiz bilirkişi incelemelerinin ve zaman kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor” dedi.
MİRAS TAŞINMAZLARINDA ÖNCELİK MİRASÇILARIN
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Borçlar mevzuatını ilgilendiren satış prosedürlerinde önemli güncellemelerin yapıldığını söyleyen Hukukçu Pınar Karpuz, “ Sadece mirasçılara intikal etmiş ve üçüncü kişilerin payı bulunmayan taşınmazların ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) yoluyla satışında, ilk açık artırma kıymetin %100’ü üzerinden yalnızca hissedar mirasçıların katılımıyla yapılacak.
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde pay sahiplerine de teminat yatırma zorunluluğu getirilirken; ihaleyi kazanıp bedelini süresinde yatırmayanların teminatı iade edilmeyecek. İhalenin iptaline sebep olan kişiye teklif ettiği bedelin %5’i oranında idari para cezası kesilecek.
Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışı artık UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilecek” diye konuştu.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle suç ve ceza dengesi yeniden kurulduğunu da vurgulayan Hukukçu Pınar Karpuz, “Banka hesabı, kredi kartı veya kripto varlık hesaplarını başkasına kullandırarak dolandırıcılık suçuna iştirak eden ancak fiili sadece bilgi/araç vermekten ibaret olan faillere yarı oranında ceza indirimi uygulanabilecek.
HAGB SINIRI: Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararları doğrultusunda; işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilemeyecek. Hakkında güvenlik tedbiri kararı verilen kaçak sanıklara ve müdafilerine savunma hakkı kapsamında yargılanmanın yenilenmesini talep etme imkânı tanındı” şeklinde konuştu.
FAİZ VE TAZMİNAT HESAPLAMALARINA YENİ STANDART
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları sonrası kanuni faiz oranlarında enflasyonist dengeler gözetilerek yeni sisteme geçirildiğinin de altını çizen Hukukçu Pınar Karpuz, “Reeskont Oranına Endeksli Faiz: Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine, Merkez Bankası’nın belirlemiş olduğu reeskont oranının %80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; reeskont oranının %80’i yüzde 31) esas alınacak. İş gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği dönem için olay tarihinden; bilinemediği dönem için ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek. Tahkikat başlayıncaya kadar yapılan peşin ödemeler toplam alacaktan oransal olarak mahsup edilecek” dedi.
İDARİ YARGI VE KANUN YOLLARINDA REFORM
İdare mahkemelerinde tek hâkimle çözüme kavuşturulacak dava türlerinin sayısının artırıldığını da vurgulayan Hukukçu Pınar Karpuz şunları söyledi: “Bölge İdare Mahkemeleri, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulup gerekçesini yanlış bulursa gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecek. Kararı kaldırıp dosyayı geri gönderebileceği durumların (dilekçe reddi, eksik husus, keşif/bilirkişi yapılmaması vb.) kapsamı genişletildi. Adli ve idari yargıda istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, ilk derece mahkemesinin parasal sınırın üzerinde olması halinde Yargıtay veya Danıştay’da temyiz edilebilecek. Ancak sadece vekâlet ücreti veya yargılama giderine ilişkin kararlar kesin sayılacak.”
