Bir Çizgi Filmden Kanada’ya Uzanan Sanat Yolculuğu

17 Temmuz 2026 09:41
A+
A-

Sanat, yalnızca bir enstrümanı ustalıkla çalmak değildir; sanat üretmektir, yol göstermektir, geleceği öngörmektir. Gerçek sanatçının toplumla paylaşacağı bir sözü, insanlara bırakacağı bir izi olmalıdır. Geçtiğimiz günlerde canlı yayında izlediğim bir görüntü beni uzun süre düşündürdü. Arp sanatçısı Zeynep Öykü, ağlayan bebeğini kucağına alıp emzirirken sanat üzerine konuşuyor, ardından arpını çalmaya devam ediyordu. Kimileri bunu sıradan bir anne görüntüsü olarak görebilir; ben ise sanatla hayatın birbirinden koparılamayacağını anlatan güçlü bir fotoğraf olarak gördüm.

Zeynep Öykü’nün sanat yolculuğu da en az bu görüntü kadar etkileyici. Çocukluğunda annesinin yurt dışından getirdiği 1975 yapımı Japon animasyonu Küçük Deniz Kızında duyduğu arp sesi, onun hayatını değiştirmiş. Bir çizgi filmde duyduğu birkaç ezgi, yıllar sonra Türkiye’nin sayılı arp sanatçılarından ve arp üreticilerinden biri olmasının ilk adımı olmuş. Bazen bir çocuğun kaderini değiştirmek için büyük olaylara değil, doğru zamanda karşısına çıkan tek bir sanat eserine ihtiyaç vardır.

Arp, binlerce yıllık geçmişe sahip, Antik Mısır’dan günümüze ulaşan köklü bir enstrüman. İrlanda’da halkın sesi, Amerika’da düğünlerin vazgeçilmezi olan bu çalgı, Türkiye’de hâlâ sınırlı bir çevrenin tanıdığı özel bir enstrüman. Oysa Zeynep Öykü’nün en büyük hayali, arpı toplumun her kesimiyle buluşturmak. Onun gözünde arp sadece bir müzik aleti değil; adeta bedeninin bir parçası, hatta kendi ifadesiyle “çocuğu” gibi.

Sanatçılığının yanı sıra üretici kimliği de dikkat çekici. Eşi Ali Öztürk ile birlikte yıllardır hayalini kurduğu arp üretimini gerçekleştirmiş. Bugün yalnızca konser veren bir sanatçı değil; tarihi arp replikaları üreten, öğrenciler yetiştiren ve bu alanda Türkiye’yi temsil eden önemli bir isim. 1600’lü yıllara ait büyük Barok arpın yeniden üretilmesi gibi pek çok kişinin imkânsız gördüğü projeleri başarıyla hayata geçirmiş olmaları, sanatın bilgiyle, sabırla ve mühendislikle buluştuğunda neler başarabileceğinin en güzel örneği.

Bir başka dikkat çekici yönü ise eğitim anlayışı. Usta-çırak geleneğini yaşatan Zeynep Öykü, bugüne kadar yüzü aşkın öğrenci yetiştirmiş. Onun en çok etkilendiği sözlerden biri, ünlü arp sanatçısı Henriette Renié’nin “Ben bu binaya bir tuğla koydum, benden sonrakiler de koyacak.” düşüncesi. Sanatın gerçek mirası da tam burada yatıyor. Yetiştirdiğiniz insanlar sizden sonra üretmeye devam ediyorsa, aslında ölümsüz bir eser bırakmış oluyorsunuz.

Röportaj boyunca en çok dikkatimi çeken konu ise annelik üzerine söyledikleriydi. Günümüz dünyasında kadınların “özgürlük” adı altında çok erken dönemde bebeklerinden ayrılmaya zorlandığını, oysa ilk yılların çocuk gelişimi açısından hayati önem taşıdığını anlatırken, bunu bir ideolojik tartışma değil, kendi yaşam deneyimi üzerinden dile getiriyordu. Canlı yayında bebeğini emzirmesi de bu düşüncenin doğal bir yansımasıydı. Sanatını icra ederken anneliğinden vazgeçmeyen, anneliğini yaşarken de sanatından ödün vermeyen bir kadın portresi çiziyordu.

Şimdi ise yeni bir heyecanın eşiğinde. 28 Temmuz-3 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kanada’da düzenlenecek One Harp World etkinliğinde Türkiye’yi temsil edecek. Yaklaşık elli ülkeden bin civarında arp sanatçısı ve üreticisinin katılacağı bu dev organizasyonda, büyük fabrikaların arasında küçük bir Türk atölyesinin el emeğiyle ürettiği tarihi arp replikalarının sergilenecek olması, ülkemiz adına gurur verici bir gelişme. Dinleyici olarak katıldığı uluslararası organizasyonlara bu kez kendi ürettikleri enstrümanlarla davet edilmesi, yılların emeğinin en anlamlı karşılığı.

Bu söyleşiden geriye bende kalan en önemli düşünce şu oldu: Sanat bazen bir çocuğun izlediği çizgi filmde başlar, yıllar sonra dünyanın öbür ucunda ülkesini temsil eden bir başarı hikâyesine dönüşür. Yeter ki hayal kurmaktan, üretmekten ve öğrendiklerini başkalarına aktarmaktan vazgeçilmesin. Çünkü gerçek sanat, alkışlarla değil; yetiştirdiği insanlar ve bıraktığı izlerle yaşamaya devam eder.

Bu samimi ve ilham veren sohbet için Zeynep Öykü Öztürk’e teşekkür ediyor, Kanada’da ülkemizi başarıyla temsil edeceğine yürekten inanıyorum. iyi seyirler…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.