Dünya insanlarına İtalya’yı anlatan Türk: Hakan Güngör

Dünya insanlarına İtalya’yı anlatan Türk: Hakan Güngör
21 Ağustos 2026 10:59
A+
A-

YASEMİN ÖZKEREM / RÖPORTAJ

İtalya’ya yaptığım gezim sırasında tanıştığım Turist Rehberi ve aynı zamanda birçok konuda Tercümanlık da yapan Hakan Güngör ile Kent Bursa Gazetesi olarak röportaj gerçekleştirdik. Sorularımıza tüm içtenliğiyle cevap veren Güngör, İtalya sevgisi ve tarihi hakkında bizimle çok önemli bilgiler paylaştı.

İtalya’nın tarih kokan sokaklarında rehberlik yapmanın ötesine geçip bu kadim coğrafyayı adeta bir kültür elçisi gibi yaşayan ve yaşatan Hakan Güngör, iki farklı dünyanın kesişim noktasında duruyor.

17 yaşında bir eğitim yolculuğuyla başladığı İtalya macerasını yılların birikimi, derin bir sanat tarihi sevgisi ve ana dili gibi hâkim olduğu İtalyancasıyla taçlandıran Güngör, popüler turist rotalarının ötesindeki ‘gerçek ve gizli İtalya’yı çeşitli coğrafyalardan gelen misafirleriyle buluşturuyor.

Akdeniz insanının ortak genetiğinden değişen sosyolojik yapıya, popüler kültürün gölgesinde kalan gizemli mabetlerden tarihsel dönüşümlere kadar pek çok konuyu içtenlikle ele aldığımız bu röportajda; Hakan Güngör’ün gözünden hem İtalyan ruhunu hem de rehberlik mesleğinin inceliklerini keşfedeceksiniz.

Kısa bir şekilde kendinizi tanıtır mısınız?

İtalya’ya işte gezmek için geldim. Çok beğendim.Sonra okumaya karar verdim.

Okumaya karar verdikten sonra da okulu kazandım. Turizm dört yıllık, Bolonya Üniversitesi’ni kazandım.

17 yaşında İtalya’ya geldiğinizde İtalya algınız nasıldı? Şimdi bu ülke ile ilgili algınız nasıl biçimlendi?

Yani şöyle, daha önce de yabancıları Türkiye’de turistik yerlerde görürdüm falan ama İtalya’ya geldiğimde yabancılık çekmedim çünkü tarzları, konuşmaları, davranışları bize çok benziyordu.

Hatta yanında kaldığım aile artık Türkiye’den bir aile gibiydi.

Onun için hiç yabancılık çekmedim ama dil problemimiz vardı tabii, onu da hallettik.

“TARİHSEL BİR GENETİK OLARAK İTALYANLARA BENZİYORUZ”

Hani biz sonuçta Akdeniz insanıyız, galiba ortak çok noktamız var.

Çok da konuşulur bu değil mi Türklerin ve İtalyanların ortak özellikleri.

Peki, şimdi artık içeriden bakan biri olarak Türkleri İtalyanlardan ayıran böyle keskin birkaç özellik vardır. Bunlardan birkaçını söyler misiniz?

Yani şimdi karakter olarak, aile yapısı olarak pek yok.Çok benziyorlar. Genetiğimiz zaten birbirine çok yakın. İspanyollara benzemiyoruz diğer Akdenizliler de dâhil olmak üzere İtalyanlar gibi benzerliğimiz yok onlarla. Bu tarihsel bir genetik olarak değerlendirilebilinir.  Tabii ki farklılıklar var elbette. Rönesans temelli bir kültür olduğu için sanayi ve zenginlik farkıyla birbirinden ayrılıyor iki millet. Baktığımızda elbette bunun getirileri var. Bizim gibi onların gelecek kaygıları yok.  En büyük fark olarak bunu gösterebiliriz. Bu çok net anlaşılan bir şey aslında.  Yaşam biçimleri, davranışları açısından bakıldığın da bize göre daha sakin ve rahatlar.

“BAZI ŞEYLER ASLINI KAYBETTİ”

17 yaşında geldiğiniz İtalya ile şimdi ki İtalya arasındaki farkları bize söyleyebilir misiniz?

Mesela şimdiki gibi İtalya’da bu kadar göçmen yoktu. Eskiden daha şık insanların gezdiği yerlerde artık daha çok göçmenler var.  Artık oralara Romalılar mesela gitmiyor. Bazı bölgelerden çekildiler. Bangladeşliler var Afrikalılar var.  Bir de turizm bu kadar yoğun değildi.  Bu kadar gürültü ve trafik yoktu. Turizm merkezlerinde bu kadar insan yoktu.  Çok kalabalık bir ülkeye dönüştü burası. Turist kalabalığı geçen yıllara nazaran çok daha fazla arttı. Özellikle ben grupları gezdirirken yemek konusunda zorlanırdık. Ama artık her şey pratiğe döküldü ve daha da kolaylaştı. Fakat bazı şeyler aslını kaybetti.

“LÜKS YERİNE ESTETİĞİ VE TARİHİ GÖSTERMEK”

Gelen misafirlerin görmek istediği İtalya ile sizin göstermek istediğiniz İtalya ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Zaten dünya insanının bir İtalya’yı görme merakı var. Gondolu var. Venedik’i var. Floransa’sı var. Daha çok alışverişi ve gezmeyi tozmayı düşünürlerken, ben genelde buranın kültür mirasına odaklandırmaya çalışıyorum. Ama talepler sadece kültür merkezli olmuyor.Alışverişini görmek istiyor serbest zamanını görmek istiyor. Kendi fikrine göre gezmek istiyor.Daha çok tatile alışmış grupları gezdiriyoruz. Deniz konforlu tatil seviyor. Biz burada konfor dışında temel kültür tarihi; heykelinden sanat tarihine kadar gelişimi anlatmaya çalışıyoruz. Yani lüksün yerine tarihi, estetiği, kalıcılığı göstermeye ve anlatmaya çalışıyoruz. Tabii ki orada zorlanıyoruz. Yabancılar geldiğinde ünlü yerleri görmek istiyor. Tarihi değeri çok değil namı yüksek yerleri görmek istiyorlar.Mesela Arap Bahçesi var. Oraya götürdüm.  3 kişi vardı. Mesela bir kiliseye götürdüm. Orda da bizden hariç az insan vardı. Tabii ki Aşk Çeşmesi gibi İspanyol Merdivenleri gibi popüler yerler tabii ki çok kalabalıktı.  Ben daha çok popüler olmayan gizli kalmış yerleri göstermeyi çok istiyorum ve daha çok seviyorum. Çünkü İtalya’yı ve tarihini anlatan gerçek değerler onlar ve çok yüksek seviyede değerlerden bahsediyorum. Bunları anlatmak ve anlamak için belli bir birikime ve sanat tarihi bilgisine sahip olmak lazım. Herkesten bunu beklemek de zorlama olur. Çünkü herkesin ilgi noktası farklı fakat ben kendi deneyim ve bilgi birikimimden dolayı da bu tarz bilinmeyen tarihi ve yerleri de paylaşmak çok istiyorum.

Karşılaştığınız ve unutamadığınız ve çok şaşırdığınız bir anı olmuştur. Bunu bizimle paylaşır mısınız?

Çok acayip şeylerle karşılaşıp hayrete düştüğüm zamanlar olurdu ama şimdi onlara o kadar alıştım ki artık hafızamda da tutamıyorum.

Gece poz vereceğim diye Aşk Çeşmesi’nin üstüne uygunsuz bir kıyafetle poz verenle gece güneş gözüyle poz çekene kadar her şeyi gördüm.

“KONFORUNUZU UNUTUN”

İtalya’ya ilk defa gelecek olan bir kişiye ya da kişilere tavsiyeniz ne olur?

Kendi konforlarını unutsunlar.Kendi alışkanlıklarını unutsunlar.

Kıyasa düşerek buradaki güzelliklerden mahrum kalmasınlar. Kendi zevklerinden ziyade burada gördükleri buraya has güzel şeylere odaklansınlar.

Kendi içlerindeki tabii güzellikleri her yerde beklemesinler.

Türkiye biliyorsunuz orası da yani çok turist alan bir ülke ve sizin meslektaşlarınız da orada var ve daha çok Türkiye’yi anlatmakla mükellefler.

Bu noktada meslektaşlarınızı nasıl buluyorsunuz?

Şöyle yani ben çok süper rehberler tanıdım.

Özellikle İstanbul’da Türkiye’yi anlatan rehberler tanıdım.

Eksik tarafları de vardır elbette.

Böyle kültürel turlar yapanlar var ve onlar bazen Türkleri de gezdiriyorlar. Az bilgisi olan bir rehber de tanıdım çok donanımlı olanı da tanıdım. İşte bazen ikisi de aynı parayı alıyor. Bu kötü bir durum tabii ki.

“İTALYANCAYI ÇOK İYİ BİLMEK BİR AVANTAJ”

Sizi farklı yapan bir şey daha var. Tercümanlığınız. İtalyancayı iyi biliyorsunuz. Bu sizi meslektaşlarınızdan çok daha ileri bir yere taşıyor. Bir sürü konuyu tarihi bilgiyi bir takım tarihi kaynaklardan çok daha rahat öğrenip okuyup çok daha rahat çevirip aktarabilirsiniz. Bu sizi meslektaşlarınıza göre daha ayrıcalıklı yapıyor. Aynı zamanda birçok konuda da tercümanlık yapmışsınız. Önemli deneyimler bunlar.İtalyancayı çok iyi bilmeniz mesleğinizi geliştirmeniz noktasında size ne tür avantajlar sağladı?

İtalya’yla ilgili verdiğim bilgilerin çoğunu İtalyanca kaynaklardan çevirerek ilettim birçok insana. Ki bizim buradaki rehberlerin çoğu İtalyanca değil de İngilizce paylaşırlar genelde bilgilerini. Ya da İtalyancayı az bilirler.Sonuçta bir ülkenin dilini bildiğinizde günceline kadar haberlerini dinleyebildiğiniz için paylaşımlarınız hem güncel oluyor hem de buradaki hayata daha rahat adapte olabildiğiniz için gelen misafirlere çok daha samimi ve gerçekçi şekilde bilgilerinizi aktarabiliyorsunuz.

Buradaki bütün kültürel aktiviteleri bu dilden aldığınız için siz onu ona göre aktarıyorsunuz. Problem çözülecekse en basiti bir hastaneye gidilecekse çok daha rahat yardımcı olabiliyorsunuz.

Dolayısıyla bunları çözüm için öğreniyorum ve ben herkese tavsiye ederim. Birçok konuyu İtalyanca kaynaklardan okuduğum için aktarım çok daha kolay oluyor. Kelime haznemi geliştiriyorum ve daha çok onların kültürlerini daha iyi anlayıp öyle anlatıyorum. Bu daha rahat oluyor ve anlattıklarımı  zihinlerinde canlandırmaları kolaylaşıyor. Sıkılmadan dinliyorlar böylelikle. Yoksa öyle dümdüz anlat geç. Bunu da yapabilirim. Öyle yapmak yerine günümüz örnekleriyle geçmişteki olaylar arasında bir köprü oluşturmaya çalışıyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.