Ekonomiyle Aramız İyi… Sadece Cüzdan Haber Vermedi
Pazartesi sabahı… Kahve hazır, gazete açık, ekonomi haberleri yine aynı ciddiyetle önümüzde duruyor. İlginç olan şu ki, ekonomiyi konuşmayı hepimiz çok seviyoruz. Hatta öyle ki, ülkede neredeyse herkes yarı zamanlı ekonomist oldu. Taksi şoföründen berbere, market kasiyerinden apartman yöneticisine kadar herkesin en az üç faiz senaryosu, iki döviz tahmini ve bir de “ben demiştim” arşivi var.
Eskiden insanlar hava durumunu sorardı. Şimdi ilk soru şu: “Dolar ne oldu?”
İkinci soru ise daha da romantik:
“Borsa bugün yine moral bozdu mu?”
Ekonominin en ilginç tarafı, herkesin aynı anda hem ucuzluk beklemesi hem de elindeki yatırımın sürekli değer kazanmasını istemesi. Vatandaş, “Enflasyon düşsün.” diyor. Ardından ekliyor: “Ama benim evin fiyatı sakın düşmesin.”
Borsa yatırımcısı da ayrı bir dünyanın insanı. Hisse yüzde 2 yükselince kendisini küresel fon yöneticisi gibi hissediyor. Aynı hisse ertesi gün yüzde 3 düşünce, şirket yönetiminden jeopolitik gelişmelere kadar herkesi sorguluyor. Üç gün sonra yeniden yükselince de “Ben zaten uzun vadeciyim.” diyerek geçmişteki tüm panik satışlarını unutuyor.
Ekonomik tahmin yapmak ise artık meteorolojiye benzemiyor; meteoroloji ekonomiye benziyor. Hava tahmini en azından akşamına doğru tutabiliyor.
Sosyal medyada işler daha da eğlenceli. Sabah felaket senaryosu yazan hesap, öğleden sonra “tarihi fırsat” paylaşımı yapıyor. Akşam ise “Ben zaten ihtimalleri değerlendirmiştim.” diyerek günü kapatıyor. Yanılan yok; sadece farklı zaman dilimlerinde haklı çıkanlar var!
Asıl şaşırtıcı olan ise herkesin enflasyondan şikâyet ederken indirim görünce mağazaya koşması. Demek ki ekonominin en güçlü teorisi hâlâ değişmedi: İndirim etiketi, Nobel ödüllü tezlerden daha ikna edici.
Sonuçta ekonomi biraz matematik, biraz psikoloji, biraz da sabır işidir. Ama kabul edelim ki, en büyük ekonomik gösterge bazen TÜFE değil, ayın son haftasında kredi kartı uygulamasını açarken yüzümüzde oluşan ifadedir.
Bu pazartesi kendinize bir iyilik yapın. Grafiklere biraz ara verin. Çünkü piyasalar biraz sonra yine açılacak. Ama moralinizi hafta sonundan devralamazsanız, onu hiçbir endeks yerine koyamaz.
Ekonomi değişir, faiz değişir, kur değişir, endeks değişir… Değişmeyen tek şey ise her kahve sohbetinin sonunda kurulan o meşhur cümledir:
“Önümüzdeki ay her şey netleşecek…”
Galiba ekonomide en istikrarlı yatırımımız, bu cümleye olan inancımız.
Sağlıcakla kalın!..
