Enflasyon raporu: Sıkı duruşun uzatılmış hikâyesi

16 Şubat 2026 15:50
A+
A-

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son Enflasyon Raporu, para politikasında “kararlılık” vurgusunun altını kalın çizgilerle çizen, teknik dili güçlü ve yönlendirme (forward guidance) içeriği belirgin bir metin olarak öne çıkıyor. Rapor, dezenflasyon sürecinin başladığını kabul etmekle birlikte, bu sürecin kırılgan ve veri bağımlı ilerleyeceğini net biçimde ortaya koyuyor.

Dezenflasyon Başladı, Ama Otomatik Pilotta Değil

Raporun ana omurgası, talep koşullarındaki dengelenme, kredi büyümesindeki yavaşlama ve finansal koşullardaki sıkılaşmanın fiyatlama davranışlarını kademeli olarak düzelteceği varsayımına dayanıyor. İç talepte soğuma sinyalleri belirginleşmiş olsa da, hizmet enflasyonu ve katılık gösteren kalemler dezenflasyon patikasını aşağı çekmekte gecikiyor.

TCMB’nin projeksiyon seti, yıl sonu enflasyon beklentisinin önceki raporla kıyaslandığında sınırlı güncellemelere tabi tutulduğunu gösteriyor. Bu durum, Banka’nın hem ihtiyatlı hem de kredibiliteyi önceleyen bir iletişim stratejisi izlediğini düşündürüyor. Özellikle çıktı açığı, talep kompozisyonu ve beklenti kanalı üzerinden yapılan teknik analizler, politika faizinin bir süre daha “reel olarak pozitif” bölgede tutulacağı mesajını destekliyor.

Beklentiler Cephesi: Mücadele Devam Ediyor

Enflasyonla mücadelede en kritik başlıklardan biri, beklenti yönetimi. Hanehalkı ve reel sektör enflasyon beklentilerindeki katılık, fiyatlama davranışlarının ileriye dönük olarak tam anlamıyla çıpalanmadığını gösteriyor. Bu noktada TCMB, iletişim politikasını sıkılaştırarak, “erken gevşeme” beklentilerinin önüne set çekmeye çalışıyor.

Para politikasının aktarım mekanizması açısından bakıldığında; kredi faizlerindeki yüksek seviye, ticari kredi büyümesindeki yavaşlama ve seçici kredi politikaları, iç talebi kontrol altına alma amacına hizmet ediyor. Ancak maliye politikasıyla koordinasyonun derecesi, dezenflasyon sürecinin hızını belirleyecek ana faktörlerden biri olmaya devam ediyor.

Küresel Riskler ve Dış Denge

Rapor, küresel tarafta emtia fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz patikalarına dair belirsizliklere de dikkat çekiyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki oynaklık ve küresel finansal koşullardaki dalgalanmalar, enflasyon tahmin bandı üzerinde yukarı yönlü risk unsuru olarak konumlanıyor.

Dış denge tarafında ise cari açıkta gözlenen daralma, kur üzerindeki baskının göreceli olarak hafiflemesine katkı sağlıyor. Bununla birlikte, sermaye akımlarının kalıcılığı ve rezerv birikim süreci, finansal istikrar açısından yakından izlenecek başlıklar arasında.

Sonuç: Sıkı Para Politikası Bir Süre Daha Masada

Genel çerçevede rapor, para politikasında erken bir gevşeme beklentisinin gerçekçi olmadığını gösteriyor. TCMB’nin temel önceliği, enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirecek bir patikayı inşa etmek ve bu patikaya olan güveni tesis etmek.

Önümüzdeki dönemde veri akışı – özellikle aylık çekirdek enflasyon eğilimi, hizmet fiyatları ve beklenti anketleri – politika setinin yönünü belirleyecek. Kısacası, dezenflasyon süreci başlamış olsa da, Merkez Bankası freni bırakmaya henüz niyetli görünmüyor. Özellikle Ramazan Bayramı sonrası Usdtry kurunda bir miktar yukarı hareket görebiliriz. Yukarı hareketin kontrol edilebilir bir oranda olacağını düşünüyorum.

Ekonomide asıl soru artık şu: Sıkı duruş ne kadar süre korunacak ve bu sürenin büyüme üzerindeki maliyeti ne olacak? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki çeyreklerde hem piyasa fiyatlamalarını hem de yatırım kararlarını şekillendirecek.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.