İtalyan zarafeti, Türk imzası
SEMA NURN ÇINAR / GEZİ YAZISI
İtalya’nın kuzeyinde, Alplerin eteklerine bir mücevher gibi işlenmiş olan Como Gölü, sadece endüstrinin ve ticaretin değil, yüzyıllardır sanatın, edebiyatın ve büyüleyici bir doğanın da merkezi. Gölün her bir kıyısı ayrı bir hikaye fısıldarken, bu hikayenin en romantik, en bozulmamış sayfalarından biri şüphesiz Varenna kasabasında açılıyor.
Dik yamaçlara tırmanan taş evleri, daracık dik merdivenli sokakları ve göle açılan romantik yürüyüş yollarıyla Varenna, Como’nun gerçek ruhunu saklıyor. Bu asil kasabanın en görkemli incisi; eklektik mimarisi, göl kenarındaki büyüleyici terasları, tarihi ve botanik mirasıyla ziyaretçilerini masalsı bir yolculuğa çıkaran Villa Monastero.
GÖRSEL BİR ŞÖLEN
Temelleri 12. yüzyılda bir kadın manastırı olarak atılan Villa Monastero, zaman içinde geçirdiği mimari dönüşümlerle İtalyan aristokrasisinin ve neoklasik tarzın en zarif saraylarından birine dönüşmüş. Kapısında iki taş aslanın nöbet tuttuğu o pastel sarı cephesi, ahşap panjurları ve asil mimarisiyle yapı, geçmişin ihtişamını günümüze taşıyor. Bugün hem geçmiş dönemin ruhunu yansıtan bir müze-ev hem de dünya çapında prestijli kongrelere ev sahipliği yapan bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor.
SONSUZLUĞA AÇILAN DEMİR KAPI
Villanın en ikonik unsurları, bahçesinde yükselen ve gökyüzüne doğru burgu gibi kıvrılan siyah-beyaz mermer sütunlar. Özenle tasarlanmış sarı ve mor çiçek tarhlarının arasından geçip bu helis sütunların ortasındaki ferforje kapıya vardığınızda, karşınızda sadece Como’nun uçsuz bucaksız suları kalıyor. Ağaç dallarının çerçevelediği bu manzara, insana sanki bir tablonun içindeymiş hissi veriyor.
Doğa ve Mimarinin Kusursuz Uyumu Villa Monastero, göl şeridi boyunca yaklaşık iki kilometre boyunca uzanan muazzam bir botanik bahçeye sahip. Akdeniz ikliminin sunduğu cömertlikle palmiyeler, narenciye ağaçları, devasa kaktüsler ve asil selvi ağaçları bu bahçede bir sanat eseri gibi sergileniyor. Bahçenin derinliklerinde karşınıza çıkan korint başlıklı beyaz sütunlara sahip yuvarlak tapınak, yeşilin ortasında klasik bir estetik sunuyor. Gölün hemen üzerindeki taş sütunlu revaklar ve üzerlerine yerleştirilmiş kaktüs saksıları ise İtalyanların dış mekan tasarımındaki dehasını özetliyor. Bu sütunların arasından, karşı kıyıları saran sisli dağ manzarasına bakmak zamanı tamamen durduruyor.
900’Ü AŞKIN EGZOTİK BİTKİYLE BOTANİK SANATI
Villa Monastero göl şeridi boyunca yaklaşık iki kilometre uzanan muazzam bir botanik bahçeye sahip. Bahçede, çoğunluğu egzotik türlerden oluşan 900’ü aşkın bitki örneği bulunuyor. Parktaki farklı botanik türlerin kesin sayısı tam olarak listelenmemiş olsa da bu eşsiz vahada;Afrika veAmerika palmiyeleri, agavlar, özel narenciye koleksiyonları, nadir bitki türleri ve çok çeşitli aromatik bitkiler büyüleyici bir harmoni oluşturuyor. Bahçenin derinliklerinde karşınıza çıkan korint başlıklı beyaz sütunlara sahip yuvarlak tapınak (tempietto), yeşilin ortasında klasik bir estetik sunuyor. Gölün hemen üzerindeki taş sütunlu revaklar (loggia) ve üzerlerine yerleştirilmiş kaktüs saksıları ise İtalyanların dış mekan tasarımındaki dehasını özetliyor.
COMO’NUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Bursa’nın dünya çapındaki tekstil gücünü Como’ya taşıyan yoğun, profesyonel ve başarı dolu fuar günlerinin ardından, Varenna’nın ve Villa Monastero’nun bu sakin, puslu ve asil ruhu adeta zamanı büküyor. Bu seyahat, bize endüstriyel başarının ancak ve ancak tarihle, doğanın korunan estetiğiyle ve kültürle harmanlandığında kalıcı bir “zarafete” dönüşebileceğini bir kez daha kanıtlıyor. İtalyanların geçmişi koruma ve onu küresel bir marka yüzü olarak dünyaya sunma becerisi, tekstilin ve tarihin başkenti olan bizim gibi şehirler için de ilham verici bir vizyon sunuyor. Como Gölü’nün sisli dağları ve korunan tarihi hafızası, bir muhabir olarak hafızama kazıdığım en kıymetli izlenimlerle beni Bursa’ya uğurluyor.
Küresel ev tekstili sektörünün Como Gölü kıyısındaki geleneksel randevusu bu sene de büyük bir heyecanla gerçekleşti. Modanın ve estetiğin kalbi İtalya’da uzun yıllardır sektöre yön veren bu dev buluşmada, Türk tekstilinin gücü bir kez daha sahne aldı. İtalya’nın Como kentinde, 5-7 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen “International Observatory Fuarı”, bu yıl kelimenin tam anlamıyla küresel bir ticaret köprüsüne dönüştü. İtalyan zarafetinin simgelerinden Sheraton Lake Como Hotel’de gerçekleşen etkinlik, Türk ev tekstili üreticileri ileAvrupa veAmerika’nın en seçkin alıcılarını aynı çatı altında buluşturdu.
YENİLİKLERİN TAKİPÇİSİ KÜRESEL ALICILAR
International Observatory, Türkiye tekstil sektöründeki inovasyonların ve sürdürülebilir üretim modellerinin heyecanla takip edildiği prestijli bir platform olma özelliğini koruyor. Dünyanın dört bir yanından gelen sektör profesyonelleri, Türk firmalarının stantlarına ziyaretlerde bulundu.Tasarım kalitesi ve yüksek üretim kapasitesiyle öne çıkan ürünlerimiz, yabancı yatırımcılardan tam not aldı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) öncülüğünde Como’da adeta devleşen ve yeni ihracat rekorları için imzaları atan o firmalarımız:
- ANY TEKSTİL SAN. TİC. VE PAZ. A.Ş.
- DEVORETEX
- KACAR TEXTILE A.Ş.
- KUÇUKÇALIK
- MARSTEKS
- SAFAS TEKSTİL¬ FIORETTA HOME
- SHADE HOME FASH
- VCH TEKSTİL A.Ş.
