Mısır, Bursa sanayicisi için fırsat mı, tehdit mi?
Uluslararası İş birlikleri Stratejik Danışmanlık şirketi TheLinking.Services Kurucusu ve Yönetici Direktörü ve ANASİAD Strateji Danışmanı Buket Baş, Mısır’daki çalışmalar ve projeleri ile ilgili Kent Bursa Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.

YASEMİN ÖZKEREM / RÖPORTAJ
Türkiye ve Mısır arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkiler, son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ziyaretiyle ivme kazanan projeler ve karşılıklı yatırımlarla yeni bir altın çağa giriyor. Özellikle Bursa gibi sanayi devlerinin rotasını Güney’e kırması, akıllarda pek çok soruyu da beraberinde getiriyor: Üretimin kayması bir risk mi yoksa stratejik bir evrilme mi?
Uluslararası İş birlikleri Stratejik Danışmanlık şirketi TheLinking.Services Kurucusu ve Yönetici Direktörü Buket Baş ile Kent Bursa Gazetesi’ne verdiği özel röportajda, Mısır’ın sunduğu potansiyeli ve Türk iş dünyasının bu dönüşümdeki rolünü mercek altına aldık.
Buket Baş’ın gözünden Mısır’daki yatırım iklimi, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi ile yürütülen üst düzey temaslar ve Türk şirketlerini bekleyen yeni iş birliği platformlarının detayları…
Buket Hanım sık sık Mısır’a seyahat ediyorsunuz. Geçtiğimiz hafta yine
Mısır’a gitmiştiniz… Neden Mısır?
TheLinking.Services olarak amacımız, yabancı yatırımcılar, proje sahipleri ile Türk tedarikçisi, hizmet sağlayıcısı ya da yatırımcısı arasında güvenilir iş birliklerine aracılık etmek. Mısır coğrafik ve kültürel olarak bize çok yakın bir ülke ve son dönemde hemenher sektörde atılım yapmak üzere çalışıyor. Gayrimenkulden sağlık sektörüne, otomotivden enerjiye, altyapısını geliştirmek, yerli üretimi artırmak için yatırımlar yapıyor. Bugün Kahire’ye gittiğinizde dev bir şantiye kent görüyorsunuz. Bu hızlı dönüşüm Türk şirketleri için önemli iş birliği fırsatları sunuyor.
“ÜRETİMDEN YÖNETİM MERKEZİNE”
Son dönemde Bursa’dan da tekstil firmalarının bir kısım üretimlerini Mısır’a kaydırdıklarını duyuyoruz. Bu durum sizce yerli üretimimiz için ne anlama geliyor?
Bir ekonomi, altyapısı ve kapabiliteleri ile geliştikçe, artık sadece sanayi üretimine değil ama özellikli tasarıma, yüksek teknoloji kullanımına, marka yaratmaya odaklanmaya başlıyor. Üretimden ziyade artık yönetim merkezi haline gelmeye başlıyor. Türkiye’de de bugün gelinen noktada pek çok sektörümüz için bunu söyleyebileceğimizi düşünüyorum. Ağır sanayiden, özellikli sanayiye, yüksek katma değerli üretime, gelişmiş mühendisliğe bir kayma yaşıyoruz.
İstihdam açısından bu bir tehdit mi?
Eğer biz insan kaynağımızı yüksek katma değerli üretime, gelişmiş mühendisliğe, yönetim merkezi haline gelmeye uyarlayamazsak, bir tehdit diyebiliriz. Zaten insan kaynağımızı ve yetkinliklerimizi geliştiremezsek, ekonomik olarak da bir noktadan sonra ilerleme kaydetmemiz artık mümkün olamaz. Bunun için de bütüncül politikalarla hareket etmemiz gerekiyor. Biz ülke olarak hangi alanlarda kendimizi geliştirmek istiyorsak buna uygun yetkinliklere, donanıma sahip insan kaynağı yetiştirmemiz önemli.
“20 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE İLE BENZERLİKLER”
Mısır’da siz hangi sektörleri potansiyel görüyorsunuz?
Mısır birçok açıdan 20 yıl önceki Türkiye’yi anımsatıyor bana. Hemen her alanda üretim altyapısına yatırım yapılıyor. Gayrimenkul, otomotiv, enerji, tekstil, kimya önemli sektörler. Fakat bunlar dışında sağlık sektörü ve işlenmiş gıda benim özellikle ilgimi çeken alanlar oldu. Türk sanayicisi ve iş insanları için büyük potansiyel olduğunu düşünüyorum. Türkiye her iki konuda da son yıllarda büyük gelişme gösterdi. Donmuş meyve ve sebze, yeni teknolojiler kullanılarak kurutulan gıdalar, pastörizasyon gibi gıda güvenliğine yönelik sektörler gelişmeye çok açık. Sağlık sektöründe de aynı şekilde potansiyel yüksek. Bugün Mısır’da her bin kişiye düşen yatak sayısı sadece bir. Bu rakam Türkiye’nin yaklaşık üçte biri ve Avrupa ortalamasının da çok altında bir değer. Mısır hem hastane kapasitelerini arttırmak ve hem de altyapısını iyileştirmek durumunda. Ayrıca Mısır sağlık turizmi sektörünü hedefliyor. Bu da bizim Türkiye olarak tecrübeli olduğumuz bir alan. Türk şirketleri Mısır’da bu alanların gelişimine destek verebilirler.
TheLinking.Services hangi konuda destek veriyor?
Biz yurt dışında proje uygulamak isteyen, yatırım yapmak isteyen ya da ticaretini geliştirmek isteyen şirketlere yardımcı olmayı hedefliyoruz. İlgili tarafları bir araya getiriyoruz. Bunu profesyonel bir yaklaşımla yapıyoruz. Söz konusu ülke için ülke raporları hazırlıyoruz mesela. Sektör araştırmaları yapıyoruz. Benim Bursa’da gördüğüm bir noktayı paylaşmak isterim sizinle. Hemen tüm şirketler yurt dışına açılmak istiyor. İnşaat firmasından üreticisine. Fakat bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar ya da cesaret edemiyorlar. Türkiye’de nasıl iş yapıyorlarsa aynı bakış açısı, aynı iş yapış tarzı ile dış pazarlara girmek istiyorlar. Bildiğiniz bir işi, bildiğiniz pazarda, bildiğiniz usullerle yapabilirsiniz. Ama bilmediğiniz bir ortamda bu sistemin başarılı olma şansı düşük. Mısır konusunda bana çok enteresan yorumlar geldi. Mesela “güvenli mi?” gibi sorular. Sanayicimiz bilmiyor, kulaktan duyduğu ya da sosyal medyada gördüğü kadarıyla bilgi sahibi. Bu nedenle hazırladığımız raporlar çok önemli diye düşünüyorum. Bu raporlar bir ülke hakkında en azından genel ve doğru bilgi sahibi olmalarına yardımcı olabilir.
Mısır bizim için öncelikli bir ülke ve Mısır’daki taraflar ile güçlü diyaloğumuz var. Geçtiğimiz hafta hem Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi Yönetimi ve hem de Yatırım Bakanlığı ile toplantılarım oldu. Çok açıklar, yardımcılar ve Türk şirketleri ile iş birliğine hevesliler. Kendileri ile sürekl iletişim halindeyiz. Buradan bilgisini vermek istediğim bir konu; yakın zamanda belirli sektörler için webinarlar organize etmeye başlayacağız. Türkiye’den ilgi duyan firmalar ile Mısır’lı uzmanların bir araya gelebileceği bir platform oluşturarak. Bu da bilgilenmek ve veriye dayalı karar alabilmek için şirketlerimize fırsat yaratacak diye umuyorum.
