Geleceğin yetkinliği: Sistem tasarımı
İREM ERBAŞ / ÖZEL HABER
Yapay zekâ sistemlerinden doğru ve kaliteli sonuç almanın yolu, doğru talimat vermekten geçiyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Avcı, bir dönem geleceğin mesleği olarak görülen ‘prompt mühendisliğinin’ artık bağımsız bir kariyerden çok, dijital çağın her meslek için gerekli temel becerilerinden biri haline geldiğini ifade etti.
Üretken yapay zekâ teknolojilerinin hayatın her alanında yaygınlaşmasıyla birlikte ‘prompt mühendisliği’ kavramı da hayatımıza girdi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Adem Avcı, yapay zekâ sistemlerinden daha doğru, kapsamlı ve tutarlı sonuçlar elde edebilmek için verilen komut ve talimatların büyük önem taşıdığını belirterek, gelecekte yalnızca iyi prompt yazmanın değil, yapay zekâ destekli sistemleri tasarlayıp yönetebilmenin en değerli yetkinliklerden biri olacağını söyledi.
ETKİLİ İLETİŞİM KURABİLME BECERİSİ
Yapay zekâ ile etkili iletişim kurabilmek için doğru talimat verme becerisinin önem kazanması ile ‘prompt mühendisliği’ kavramının ortaya çıktığını belirten Öğr. Üyesi Adem Avcı prompt mühendisliğini, “Yapay zekâ sistemlerinden daha doğru, daha kapsamlı ve daha tutarlı sonuçlar elde etmek amacıyla soru, komut ve talimatların etkili biçimde tasarlanması süreci” olarak açıkladı.
Prompt mühendisliği kavramının üretken yapay zekâ modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıktığını ifade eden Avcı, özellikle ChatGPT’nin Kasım 2022’de yayınlanan GPT-3.5 sürümünün ardından bu kavramın teknoloji dünyasında yoğun şekilde tartışılmaya başlandığını belirtti.
Avcı, prompt mühendisliğinin gerekçesini şu sözlerle açıkladı, “İlk dönem yapay zekâ modelleri, basit sorulara tatmin edici yanıtlar verebiliyordu. Ancak problem karmaşıklaştıkça, kullanıcıların daha detaylı ve yapılandırılmış talimatlar vermesi gerektiği görüldü. Yapay zekâdan kaliteli sonuç alabilmek için görevin amacı, kapsamı ve beklentilerinin açık biçimde ifade edilmesi önem kazandı.
Ayrıca üretken yapay zekâ sistemleri zamanla yalnızca metin üreten araçlar olmaktan çıktı. Görsel oluşturma, ses işleme, video analizi, kod yazma ve veri yorumlama gibi çok farklı alanlarda kullanılmaya başlandı. Bu durum, kullanıcıların sistemlerle daha gelişmiş yöntemlerle etkileşim kurmasını gerekli hale getirdi.
Prompt mühendisliğinin yükselişindeki temel neden, yapay zekâ sistemlerinin kapasitesinin artmasıdır. Sistemler daha güçlü hale geldikçe, doğru yönlendirildiklerinde çok daha değerli çıktılar üretebilir hale gelmişlerdir.”
PROMPT KALİTESİ SONUCU BELİRLİYOR
Prompt mühendisliğinin temel amacının yapay zekânın tahmin yürütmesini azaltmak ve istenen sonucu mümkün olduğunca net şekilde tanımlamak olarak açıklayan Öğr. Üyesi Adem Avcı, doğru prompt kullanımının önemine dair yaptığı açıklamada, “Yapay zekâ sistemlerinin performansı büyük ölçüde kullanıcı tarafından verilen talimatların kalitesine bağlıdır. Doğru hazırlanmış bir prompt, sistemin görevi daha iyi anlamasını ve kullanıcı beklentilerine uygun cevaplar üretmesini sağlar. Eksik veya belirsiz promptlar çeşitli sorunlara yol açabilir. Örneğin; Yetersiz detay içeren cevaplar, kullanıcının asıl ihtiyacını karşılamayan sonuçlar, hatalı varsayımlar üzerine kurulan analizler, gereksiz bilgi üretimi, yanlış formatta çıktılar. Bir kullanıcı “Bana yapay zekâyı anlat” dediğinde oldukça genel bir cevap alabilir. Ancak aynı kullanıcı “Yapay zekâyı lise öğrencisine anlatır gibi, günlük hayattan örnekler vererek açıkla” şeklinde bir talimat verdiğinde çok daha uygun bir sonuç elde eder” ifadesinde bulundu.
DİJİTAL ÇAĞIN YENİ OKURYAZARLIĞI
‘Prompt mühendisliği’ kavramının ilk ortaya çıktığında birçok kişi tarafından geleceğin bağımsız mesleklerinden biri olarak değerlendirildiğini ifade eden Avcı, bazı şirketlerin “Prompt Engineer” unvanıyla yüksek maaşlı iş ilanları yayınlamasının bu algıyı güçlendirdiğini belirtti. Avcı, “Yapay zekâ teknolojilerinin gelişimiyle birlikte bu bakış açısı değişmeye başladı. Günümüzde prompt mühendisliği çoğu uzman tarafından bağımsız bir meslekten ziyade farklı meslek gruplarının edinmesi gereken yeni bir yetkinlik olarak görülmektedir. Bir yazılım geliştiricinin kod yazmayı bilmesi gerektiği gibi, bir hukukçunun hukuku bilmesi gerektiği gibi veya bir doktorun tıp bilgisini kullanması gerektiği gibi, yapay zekâ araçlarını etkili kullanabilmek de artık birçok meslek için temel bir beceri haline gelmektedir. Bu nedenle prompt mühendisliğini tek başına bir kariyerden çok, dijital çağın yeni okuryazarlıklarından biri olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır” dedi.
İLETİŞİM VE ANALİTİK DÜŞÜNME ŞART
Etkili bir prompt mühendisinin güçlü iletişim ve problem çözme becerilerine sahip olması gerektiğini vurgulayan Adem Avcı, “Çünkü temel amaç, insanın ne istediğini yapay zekâ sisteminin anlayabileceği şekilde ifade etmektir” ifadesinde bulundu.
Avcı, bir prompt mühendisinde olması gereken yetkinlikleri ise şöyle sıraladı;
-Analitik düşünme becerisi,
-Karmaşık problemleri parçalara ayırabilme,
-Açık ve yapılandırılmış ifade kullanabilme,
-Araştırma ve bilgi doğrulama yetkinliği,
-Yapay zekâ sistemlerinin güçlü ve zayıf yönlerini anlayabilme
“Teknik bilgi gereksinimi ise yapılan işe göre değişmektedir” diyen Avcı, “Basit içerik üretimi veya günlük kullanım için ileri düzey teknik bilgi şart değildir. Ancak kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştirmek, otomasyon kurmak veya yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmek isteyen kişiler için yazılım, veri işleme ve sistem tasarımı bilgisi önemli avantaj sağlamaktadır.
Özellikle günümüzde yalnızca prompt yazmak yeterli görülmemektedir. Yapay zekâ araçlarının hangi verilere erişeceği, hangi araçları kullanacağı ve nasıl karar vereceği gibi konular da önem kazanmaktadır” sözlerini sarf etti.
GELECEK, SİSTEM TASARIMINDA
Prompt mühendisliğinin geleceği hakkında konuşan Öğr. Üyesi Adem Avcı, “Gelecekte yalnızca “iyi prompt yazabilme” becerisinin bugünkü kadar kritik olmayacağını düşünüyorum” diyerek bu durumu şöyle açıkladı, “Yapay zekâ sistemleri geliştikçe kullanıcıların eksik, hatalı veya belirsiz ifadelerini anlama konusunda çok daha başarılı hale geliyor. Ancak bu durum, insanların yapay zekâyı yönlendirme ihtiyacının ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Aksine, bu ihtiyacın kapsamı giderek genişliyor” dedi.
Yapay zekâ alanında son birkaç yılda dikkat çekici bir dönüşümün yaşandığını ifade eden Avcı, “İlk dönemde odak noktası Prompt Engineering, yani yapay zekâya daha iyi komutlar vererek daha kaliteli sonuçlar elde etmekti. O dönemde modellerin yetenekleri daha sınırlı olduğu için sorunun nasıl sorulduğu çoğu zaman sonucun kalitesini doğrudan belirliyordu. Daha sonra sektör, iyi bir sonucun yalnızca doğru prompt ile elde edilemeyeceğini fark etti. Çünkü yapay zekâ sistemleri çoğu zaman kullanıcının şirket belgelerini, geçmiş konuşmalarını, özel veri kaynaklarını veya proje detaylarını bilmiyordu. Bu noktada Context Engineering (Bağlam Mühendisliği) kavramı ortaya çıktı. Buradaki temel soru artık “Yapay zekâya ne soracağım?” değil, “Yapay zekâ hangi bilgiye erişecek?” haline geldi. Kullanıcının geçmiş konuşmaları, dokümanları, veri tabanları ve çalışma bağlamı yapay zekâya doğru şekilde aktarılmaya başlandı.
Günümüzde ise tartışmalar bir adım daha ileri taşınmış durumda. Yapay zekâ sistemleri artık yalnızca metin üreten araçlar değil; internette araştırma yapabilen, dosya okuyabilen, kod çalıştırabilen, bilgisayar kullanabilen ve farklı yazılım araçlarıyla entegre şekilde çalışabilen sistemlere dönüşüyor. Bu nedenle teknoloji dünyasında giderek daha fazla konuşulan kavram AI Systems Engineering (Yapay Zekâ Sistem Mühendisliği) olmaya başladı.
Bu yaklaşımda amaç yalnızca doğru prompt yazmak veya doğru bağlam oluşturmak değildir. Asıl amaç, yapay zekânın kullanacağı tüm araçları, veri kaynaklarını, hafıza mekanizmalarını, iş akışlarını ve doğrulama süreçlerini bir bütün olarak tasarlamaktır. Başka bir ifadeyle, tek bir soruya cevap veren bir yapay zekâ yerine, belirli bir görevi baştan sona yerine getirebilen yapay zekâ destekli sistemler tasarlanmaktadır” dedi.
Bu sebeplerle prompt mühendisliğinin tamamen ortadan kalkacağını düşünmediğini ifade eden Adem Avcı, prompt mühendisliğinin gelecekte tek başına bir uzmanlık alanı olmaktan ziyade, daha geniş kapsamlı yapay zekâ yetkinliklerinin bir parçası haline geleceğini düşündüğünü belirtti. Avcı, “Nasıl ki bugün bilgisayar kullanmak başlı başına bir meslek değil ancak hemen her meslekte gerekli bir beceri haline geldiyse, yapay zekâ ile etkili iletişim kurabilmek de benzer bir dönüşüm yaşayacaktır.
Önümüzdeki yıllarda başarılı profesyoneller yalnızca kendi uzmanlık alanlarını bilen kişiler olmayacak. Aynı zamanda yapay zekâ sistemlerini nasıl yöneteceğini, hangi verilere eriştireceğini, hangi araçlarla çalıştıracağını ve bu sistemleri nasıl denetleyeceğini bilen kişiler öne çıkacaktır. Bu nedenle geleceğin en değerli yetkinliğinin yalnızca prompt yazmak değil, yapay zekâ destekli sistemleri tasarlayabilmek ve yönetebilmek olacağını düşünüyorum” dedi.
