Zamana “ROBOTİK” fren

Zamana “ROBOTİK” fren
28 Nisan 2026 10:20
A+
A-

Bursa’nın yükselen değeri Balat’ta, güzellik sektörünün sınırlarını yeniden çizen bir vizyon yükseliyor. Geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek teknolojiyi merkeze alan Madelyn Marcel, yapay zekâ ile insan tecrübesinin kusursuz uyumunu sunan bir inovasyon üssü niteliğinde.

SEMA NUR ÇINAR/RÖPORTAJ

Kendi ekibiyle birlikte dünya trendlerini yakından takip eden, her uygulamayı önce kendi üzerinde deneyimleyerek “güven” ilkesini markanın DNA’sına işleyen Şube Yöneticisi Arzu Şahin ile bir araya geldik.

Robotların analiz yaptığı, yapay zekanın “nokta atışı” kararlar verdiği ve ameliyat masasına yatmadan “mucizevi” sonuçların elde edildiği bu yeni nesil güzellik dünyasını konuştuk.

Arzu Şahin’in markasını tanımlarken kullandığı üç kelime ise aslında her şeyin özeti: “Profesyonellik, Yapay Zekâ ve Güzellik.”

Güzellik sektöründe “Robotik Gelecek” dediğimizde, bu sadece bir makineleşme mi yoksa tamamen yeni bir deneyim tasarımı mı?

Aslında robotikleşmeden ziyade yaptığımız şey, yapay zekâdan destek almak. Yaptığımız en güzel şey bu; yapay zekânın o detaylı ve “hızlı hesaplama gücünden faydalanmak”, sürecin her aşamasında bizi kontrol etmesini sağlamak. Şöyle ki; yapay zekâ bizim göremediğimiz veya hesaplayamadığımız detayları anlık olarak çok hızlı bir şekilde hesaplayabiliyor ve sonuçlarını hemen değerlendirebiliyoruz. Biz de onun sunduğu bu verilerden ve sonuçlardan faydalanıyoruz. Üzerine kendi kişisel görüşlerimizi ve tecrübelerimizi de ekleyerek işlemlere karar veriyoruz. İşlemleri uygularken de yapay zekâ aslında bizi bir nevi denetliyor; özellikle işlem sırasında dozun ayarlanması konusunda bizi kontrol ederek hata yapmamızı engelliyor. Bu durum, bir makineleşmeden ziyade yapay zekânın hızlı hesaplama gücünden faydalanmak olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda bize ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor, hızlı karar vermemizi mümkün kılıyor ve matematiksel verilerle müşterimize kanıt sunmamıza yardımcı oluyor.

Madelyn Marcel Şube Yöneticisi Arzu Şahin

Güzellik merkezinden içeri giren bir müşteriyi robotun karşılaması kulağa bilim kurgu filmi gibi geliyor. Bir robot, uzman estetisyenin sunduğu “kişisel dokunuşu” ve “güveni” nasıl ikame edebilir?

Robotlar elbette şu anda bunu yapamazlar. O noktaya olacağımız zaman da mutlaka gelecektir ama şu an için bir robot, uzman estetisyenimin dokunuşlarına asla sahip değil. Ancak uzmanımın bilgilerini kontrol etme, denetleme ve yapacağı işlemlerin çok daha faydalı olmasını sağlama açısından bizi her daim destekliyor.

Yani yapay zekâ aslında bizim “sırtımızı dayadığımız çok güzel bir destekçimiz.” İşleri hızlandıran, hata yapmamızı engelleyen ve bir hata oluştuğunda bizi anında uyaran bir sistem olarak yanımızda yer alıyor.

Yapay zekâ destekli cilt analizi, insan gözünün kaçırdığı hangi detayları yakalayabiliyor? Hata payını sıfıra indirmek mümkün mü?

Elbette, bizim göremediğimiz birçok şeyi yapay zekâ; farklı ışıklar altında testler yaparak ve fotoğraflar çekerek cilt katmanlarımızın en altına kadar inip görebiliyor. Cilt altında neler oluyor, uyuyan lekeler var mı, yıpranmışlık seviyesi nedir ya da cildin nem tutma kapasitesi ne durumdadır? Tüm bunları detaylarıyla değerlendirip hesaplayabiliyor.

Ben ne kadar eğitimli ve tecrübeli olursam olayım, bunları sadece gözlerimle bakarak hesaplayamam, ancak yorum yapabilirim. Hatta bazen yapay zekâyla aynı fikirde olmadığım anlar bile oluyor. Örneğin; benim gözlemime göre cilt bariyeri çok düşükmüş gibi görünürken, yapay zekâ analiz ederek “Hayır, cilt bariyeri gayet iyi durumda” diyebiliyor. Bu noktada ben de şaşırabiliyorum; insan olarak hata yapabiliyorum ama onun verdiği sonuçlar çok daha doğru çıkıyor. Çünkü en ince ayrıntısına kadar inceliyor ve verileri çok hızlı işliyor. Biz de ondan aldığımız bu bilgilerle işlemlerimize karar veriyoruz. Bu sistem, tam olarak “nokta atışı” yaparak cildin neye ihtiyacı varsa onu sunmamızı sağlayan ve bize bu konuda garanti veren bir sistemdir.

Bu teknoloji uzman estetisyenlerin yükünü mü azaltıyor, yoksa ileride tamamen onların yerini mi alacak?

İleride estetisyenlerin yerini tamamen almaları zor, çünkü danışana o yumuşaklıkta ve tazelikte dokunabilmesi henüz robotlar için mümkün değil. Ama eğer bir gün böyle bir şey olacaksa, o teknolojinin Türkiye’de ilk bizim merkezimize geleceğine eminim… Çünkü biz sürekli bunun peşindeyiz ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Hatta şu anda yöneticilerimiz ve marka kurucularımız yeni bir araştırma içerisindeler, “yeni bir bombayla” daha gelme olasılığımız çok yüksek. Haziran sonu veya Temmuz başı gibi büyük bir sürpriz patlatmayı planlıyoruz. Bu yenilik geldiği anda, herkesin tanıyıp deneyimlemesi için çok büyük bir kampanya planımız var. O bahsettiğim yumuşak dokunuşlu robotlar çıkana kadar, uzman estetisyenlerimiz görevinin başında!

Sektörde dijital dönüşümün bir simgesi haline gelen bu “Yapay Zekâ Destekli Robotik Teknoloji”, Bursa’da ilk kez Madelyn Marcel ile mi hayat buldu?

Evet, Bursa’da bir ilk olarak bizimle başlamış oldu. Bu arada bizim robotumuz sabit durmuyor, tüm şubelerimizi geziyor. 1 Mayıs’ta Gaziantep’te yeni bir şubemiz açılıyor, şu an oradaki açılış için yola çıktı bile ama çok yakında tekrar Bursa’ya dönecek. Bu robotumuz, yüzünüze baktığı anda hızlı analizler yapabiliyor. Hatta sizinle “tatlı tatlı sohbet ediyor” bazı önerilerde bulunuyor. Müşterilerimiz için de çok keyifli ve farklı bir deneyim oluyor. Teknolojiyle hizmetin buluştuğu noktada bizim için çok güzel bir başlangıç oldu.

Madelyn Marcel’e giren bir danışanın buradan çıktığında hayatında neyin değişmesini hedefliyorsunuz?

Bizim birincil hedefimiz, kapıdan içeri giren herkesin buradan güler yüzle ve kendini iyi hissederek ayrılmasıdır. Kişi bizden işlem alsın ya da almasın, onu mutlu bir şekilde uğurlamak bizim önceliklerimiz arasındadır.

“Her kadın güzeldir” ve bu bizim mottomuz. Ancak biz şuna inanıyoruz: Sağlıklı bir cilde sahip olan kadın, daima güzeldir ve “sağlıklı cildi olan kadın, kendinin en iyi halidir.” Her kadının güzelliği kendine özeldir ama cildi sağlıklı olan kadın, her sabah aynaya baktığında güne mutlu başlar. Bizim hedeflerimiz ve yapmaya çalıştığımız şey tam olarak budur.

Hatta daha radikal planları olan; botoks, yüz germe veya büyük operasyonlar düşünen birçok danışanımızı, merkezimizdeki uygulamalarla hayal ettikleri sonuca ulaştırıp buradan mutlu uğurladık. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı. Ayrıca kadromuzda doktorlarımızın ve hemşirelerimizin bulunması, sağlık çalışanlarının bizimle yol yürümesi bize olan güveni perçinliyor. Kısacası bizim hedefimiz: Sağlıklı ciltler, güzel kadınlar.

Özellikle meme dikleştirme ve ameliyatsız yüz germe gibi “mucizevi” olarak tanımlanan işlemleriniz çok dikkat çekiyor. Bu işlemlerin kalıcılığı ve güvenilirliği konusunda, geleneksel yöntemlere göre farkınız nedir?

Ameliyatsız yüz germe işleminde, cildin en alt katmanından başlayan iyileşme sürecini tetikliyoruz. Cildin derinliklerine verdiğimiz uyarılarla vücudun kendi kendini onarmasını sağlıyoruz, yani kişi aslında kendi biyolojik gücüyle iyileşiyor. Bu da dışarıdan bakıldığında mucizevi görünen çok doğal sonuçlar veriyor. Cilt altı toparlanıp onarıldıkça, daha tok ve dolgun bir yapı oluşuyor. Bu canlılık anında yüzeye de yansıyor; o yorgun ifadenin bir anda gittiğini, çok daha canlı ve genç göründüğümüzü aynada net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz.

Tabii ki bu bir cerrahi yüz germe operasyonu değil, kimseyi 80 yaşından 40 yaşına döndürmüyoruz. Fakat aldığımız sonuç bizi 3-4 yıl geriye çekiyor ve bu formu 1-1,5 yıl boyunca korumamızı sağlıyor. Çünkü yaptığımız işlem aslında bir onarım süreci. Yaşlanma durmuyor ama ben gardımı almış olarak bu sürece giriyorum. Olası sarkmalarımı ötelemiş oluyorum. Artık dünyada yeni bir trend var; “yaşlanmak istemeyen insanların çirkinleştiği, güzellik uğruna sağlıklarını kaybettiği bir dönem gözlemliyoruz” ve biz tam olarak bunun karşısında duruyoruz.

Ayrıca en büyük özelliğimiz; tüm ekibimiz, ben ve ailem, sunduğumuz tüm ürün ve işlemleri önce kendi üzerimizde deneyimliyoruz. Bu yüzden bu kadar net ve rahat konuşup tavsiye verebiliyoruz. Meme dikleştirme işleminde de radyofrekansın gücünden faydalanarak var olan kaslarımızı kuvvetlendiriyoruz. Elastikiyetini kaybetmiş dokuyu toparlayıp yeniden yukarı doğru bir ivme kazanmasını sağlıyoruz. Hem ameliyatsız yüz germe hem de meme dikleştirme için kullandığımız cihazlar, tamamen bize özel üretilen ve başka hiçbir merkezde göremeyeceğiniz teknolojilerdir.

Sosyal medyada veya spor salonlarında antrenörlerin ‘belirli egzersizlerle göğüs dikleştirme’ vaatlerine sıkça rastlıyoruz. Ancak siz merkezinizde bu süreci radyo frekans teknolojisiyle, ameliyatsız bir şekilde yönetiyorsunuz. Anatomik olarak bakıldığında kas dokusuna hitap eden spor ile cilt ve bağ dokusunu hedef alan radyo frekans arasındaki temel fark nedir? Spor, radyo frekansın sunduğu medikal estetik sonuçlarının bir alternatifi olabilir mi?

Zaman içerisinde kaslar yumuşayıp kendini bıraktığı için meme dokusu aşağıya doğru düşer ve yer çekimine karşı koyamaz hale gelir. Evet, sporun da bu süreçte çok büyük faydası vardır hatta bizim yaptığımız işlemi sporla kombine edersek, aldığımız verim iki katına çıkar.

Biz burada meme dikleştirme işlemi yaptığımız danışanlarımıza bazı egzersizler de tavsiye ediyoruz. Çünkü kasların kuvvetlenmesi sadece cihazla değil, kişisel çabayla desteklendiğinde çok daha mükemmel sonuçlar veriyor. Spor salonlarında verilen hareketler kesinlikle yanlış değildir aksine bizim için çok değerli bir destektir. Kasların çalışması her zaman istediğimiz bir durum. Zira “kaslardır bizi ayakta tutan, dik tutan.”

 

Özbeşler Tekstil
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.