Anne olma yaşında kritik eşik
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Senem Alkan Akalın ile Kent Bursa Gazetesi olarak gerçekleştirdiğimiz röportajda, günümüzde giderek daha fazla gündeme gelen doğurganlık, anne olma yaşı ve üreme sağlığındaki değişimleri ele aldık.
HANDE DURMUŞ / RÖPORTAJ
Son yıllarda anne olma yaşının yükselmesi kısırlık oranlarını nasıl etkiliyor?
Kadınlarda doğurganlık kapasitesi yaşla birlikte doğal olarak azalır. Özellikle 35 yaş sonrası yumurta sayısı ve kalitesinde belirgin düşüş başlar, 40 yaş sonrası ise gebelik elde etme süreci daha da zorlaşabilir. Günümüzde eğitim, kariyer, ekonomik koşullar ve yaşam tercihleri nedeniyle annelik yaşı erteleniyor. Bu da infertilite başvurularında artış olarak karşımıza çıkıyor. Biyolojik saat ne yazık ki sosyal takvimle aynı hızda ilerlemiyor.
Stres, beslenme ve çevre kirliliğinin yumurta rezervine etkilerini klinikte nasıl gözlemliyorsunuz?
Modern yaşam tarzı kadın üreme sağlığını ciddi biçimde etkileyebiliyor. Kronik stres hormon dengelerini bozabiliyor, düzensiz beslenme ve insülin direnci ovulasyonu etkileyebiliyor. Sigara, hava kirliliği, toksik kimyasallar ve bazı endokrin bozucular da yumurta kalitesi üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Son yıllarda genç yaşta azalmış over rezervi tanısı alan hasta sayısında artış dikkat çekiyor.
Yumurta dondurma taleplerinde artış var mı?
Kesinlikle var. Özellikle kariyer planlaması yapan, henüz uygun partneri olmadığını düşünen ya da ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan kadınlar yumurta dondurma konusunda daha bilinçli hale geldi. Bu işlem artık yalnızca tıbbi zorunluluklarda değil, doğurganlığı koruma stratejisi olarak da değerlendiriliyor. En ideal dönem ise yumurta kalitesinin daha iyi olduğu genç yaşlardır.
İkinci veya üçüncü çocuk planlayan ailelerde azalma görüyor musunuz?
Evet, klinik pratiğimizde bunu net şekilde gözlemliyoruz. Özellikle ikinci çocuk kararı ciddi şekilde erteleniyor. En sık nedenler ekonomik kaygılar, çalışan ebeveynlerde zaman yönetimi zorluğu, destek sistemlerinin azalması ve geleceğe dair belirsizlikler. Aileler artık çocuk sayısından çok çocuğa sunabilecekleri yaşam kalitesine odaklanıyor.
Sosyal medya bilgi kirliliği doğum yöntemlerine kararı etkiliyor mu?
Maalesef evet. Bilimsel temeli olmayan içerikler kadınlarda gereksiz korkular yaratabiliyor. Normal doğumla ilgili travmatik anlatılar ya da sezaryeni “kolay çözüm” gibi sunan yanlış mesajlar karar sürecini etkileyebiliyor. Oysa doğum şekli kişiye özeldir; annenin sağlık durumu, bebeğin pozisyonu ve gebelik süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Pandemi ve sonrasındaki belirsizlikler bebek planlarını etkiledi mi?
Pandemi döneminde çiftlerin önemli bir kısmı gebelik planlarını erteledi. Sağlık kaygıları, ekonomik belirsizlikler ve psikolojik stres bunda etkili oldu. Sonrasında bir toparlanma olsa da ekonomik ve sosyal kaygılar hâlâ çiftlerin kararlarında belirleyici olmaya devam ediyor.
Tüp bebek başarısının artması “nasıl olsa olur” algısı yaratıyor mu?
Zaman zaman evet. Teknolojinin gelişmesi umut verici ancak tüp bebek her yaşta aynı başarıyı sunmaz. Özellikle ileri yaşta yumurta kalitesi temel belirleyicidir. Tüp bebek mucize değil, doğru zamanda uygulandığında çok güçlü bir tedavi seçeneğidir. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı tamamen ertelemek riskli olabilir.
Kararsız çiftlere ne tavsiye edersiniz?
Öncelikle yaş faktörünü göz ardı etmemelerini öneririm. Gebelik hemen düşünülmüyorsa bile yumurtalık rezervi değerlendirmesi yapılabilir. AMH testi, ultrason ve genel sağlık taramaları ile kişiye özel yol haritası çizilebilir. Gerekiyorsa doğurganlığı koruyucu seçenekler konuşulmalıdır. Bilinçli planlama, sonradan pişman olmaktan çok daha değerlidir.
Doğum oranlarının düşmesi sağlık sistemini nasıl etkiler?
Önümüzdeki yıllarda doğum hizmetlerinden çok infertilite tedavileri, gebelik öncesi danışmanlık ve ileri yaş gebelik yönetimi ön plana çıkacaktır. Aynı zamanda yaşlanan nüfus nedeniyle menopoz, kronik hastalıklar ve kadın sağlığında uzun dönem yaşam kalitesi konuları daha fazla önem kazanacaktır. Sağlık sistemleri buna göre yeniden şekillenecek.

