AYIP ETTİK

22.08.2021
A+
A-

2021-2022 sezonuna, transfer tahtasının açılmasıyla birlikte şampiyonluk parolasıyla başlayan Bursaspor, sahasında Adanaspor’u ağırladı.

Stada girmek üzereyken gelen seslerin tüyleri saygı duruşuna sevketmesi, taraftara duyduğumuz özlemin en büyük göstergesiydi belkide.

Maça dönecek olursak; yeni transferlerin bir kısmı ilk 11’de,bir kısmı yedek kulübesinde bir kısmı da kadro dışıydı.

Geçmiş dönemlere kıyasla beklentilerin hayli fazla olduğunu vurgulamakta fayda var. Çünkü tahammül seviyesi fazlasıyla sınırlı.

Vasat ve sıkıcı futbolu transferlerin geç gelmesi, kadro mühendisliğinin doğurduğu kimlik arayışı gibi maddelere bağlayabiliriz. Fakat gerçek sebebi ortaya koymak için 3-4 haftaya ihtiyaç vardı diye düşünüyorum.

Geçen yıl maddi imkansızlıklar neticesinde göreve getirdiğimiz Mustafa hoca, yada ne zaman dara düşsek çağırdığımız, gel dediğimiz Mustafa hoca diyelim.

Müthiş bir performans göstererek sadece yerel değil ulusal medyanın övgülerinde boğulmuştu. Unutmayalım ki seçim vaatlerinde başroldeydi, önemli bir kozdu. Üstüne üstlük Pablo’yu ekibine dahil etmesi çoğu Bursaspor sevdalısının içinde kelebekler uçurtmuştu. Onca teklife rağmen, ait olduğu kulübünde kalmayı tercih etmişti, muhtemelen süperlig reçetesi çıkarıyordu..

Sonuç olarak fedakarlığın, aidiyetin vücut bulmuş halini bir maçta vasat futbol ve 1 puan sebebiyle istifa ettirdik. Ettirdik diyorum çünkü futbolun bileşenleri için gerekli zamanı ona veremedik..

Ayıp ettik arkadaşlar. Teknik olarak yetersiz bulabilirsiniz, evet.

Oynattığı futbol uykunuzu getirebilir, tamam. Ama her yoklukta gel dediğimiz, her bollukta git dediğimiz Mustafa hocamıza 3-4 hafta tahammül edebilmeliydik.

Şimdi;

En kötü zamanlarımızda sorumluluktan kaçmayan efsanemizi, vicdanımızda muhasebeleştirip bedel ödemek kaldı bizlere.

Son olarak karakteriyle, oyunuyla Bursaspor’un gördüğü en büyük, en kaliteli yabancı futbolcu olan Pablo Martin Battalla’da Mustafa Er’e olan bağlılığı sebebiyle görevi bıraktı.

Gidenin de kalanında mutsuz olduğu bir hikâyeydi bu..

Nacizane fikrim;

Şeffaflık derken sosyal algılarla gönül kırmak, kurtuluş savaşının uzamasına, Allah korusun kaybedilmesine yol açar. Söylemedi demeyin

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.