Balkanlarda sinemanın sıcak yüzü: Filmler ve festivaller
Ülkemizde bu aralar vize sorunu sebebi ile herkes balkanlara tatile gidiyor. Tabi tek sebep diğer ülkelerden zor vize alma sorunu değil, Türkçe konuşanların ve Türklerin olduğu bizim kültürümüze yakın bir coğrafyanın bulunması en büyük etken.
Bulgaristanda yaşayan Türklerin Bursa’ya gelmeleri sebebi ile Bursa’da pek çok Bulgaristan Türkü arkadaşım var. Bu aralar Balkan ve Bulgaristan sinemasına merak sardım .
Önce, Balkanlardaki film festivallerinden bahsetmek istiyorum. Balkanlar da en önemli film festivali,
Bosna-Hersek‘ te düzenlenen, Saraybosna Film Festivali (Sarajevo Film Festival): Balkanlar’ın en prestijli film festivalidir. Her yıl ağustos ayında Saraybosna’da düzenlenir. Bölge sinemasının gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Dünyanın her yerinden sinemacıları ve sinemaseverleri Saraybosna’da buluşurlar. Festivale Türkiye’den de bir çok filmler katılır 2025 yılı itibari ile, Saraybosna Film Festivali’nde hem yarışan hem de gösterim alan Türk filmleri vardı.
Öne çıkan filmler ve ödüller şunlar: Sırtüstü (Backstroke): Yönetmenliğini Asya Günen’in yaptığı ve Türkiye-Hırvatistan ortak yapımı olan bu film, festivalin Öğrenci Filmleri kategorisinde yarıştı ve “En İyi Öğrenci Filmi” ödülünü kazandı.Prosedür (Procedure): Yönetmen Rabia Özmen’in kısa filmi, festivalin Kısa Film Yarışması’nda dünya prömiyerini yaparak yarışma listesine girmeyi başardı.Varsayım: Bu film de festivalde gösterilen TRT ortak yapımı projeler arasında yer aldı.
Mavi Kuş: Yönetmenliğini Ahmet Sönmez’in üstlendiği bu film de festival programında gösterilen Türk filmlerinden biri oldu.
Kosova; DokuFest: Prizren‘de düzenlenen uluslararası bir belgesel ve kısa film festivalidir. Ağustos ayında gerçekleşen festival, özellikle bağımsız sinema ve yeni yönetmenlere odaklanır. Priştine Film Festivali (PriFilmFest): Priştine’de düzenlenen festival, özellikle Balkan ve Avrupa sinemasından filmlere yer verir.
Hırvatistan: Zagreb Film Festivali: Bağımsız ve genç yönetmenlerin filmlerini sergilemeleri için bir platform sağlar. Genellikle uluslararası yapımlara ve kısa filmlere odaklanır.
Motovun Film Festivali: Hırvatistan’ın Motovun şehrinde, bağımsız filmlerin gösterildiği bir festivaldir. Geleneksel olmayan ve sıra dışı yapımlara öncelik verir.
Pula Film Festivali: Hırvatistan’ın en eski film festivalidir. Yerli ve uluslararası filmlere ev sahipliği yapar ve Pula Antik Amfi Tiyatrosu’nda gösterimler düzenlemesiyle bilinir.
Arnavutluk; Tiran Uluslararası Film Festivali: Arnavutluk’un ilk uluslararası film festivalidir ve Tiran’da düzenlenir. Farklı türlerdeki filmleri ve belgeselleri izleyiciyle buluşturur.
Durres Film Festivali: Durres’te düzenlenen festival, özellikle Akdeniz ve Balkan ülkelerinden filmlere odaklanır.
Yunanistan; Selanik Uluslararası Film Festivali: Yunanistan’ın en önemli film festivalidir. Uluslararası filmlerin yanı sıra, genç ve yeni Yunan sinemacılarının eserlerini de tanıtır.
Atina Uluslararası Film Festivali: Genç ve bağımsız sinemacılara odaklanan bir festivaldir. Sırbistan; Uluslararası Film Festivali FEST: Sırbistan’ın en eski film festivalidir ve Belgrad’da düzenlenir. Uluslararası yapımlara geniş yer verir.
Palić Avrupa Filmleri Festivali: Sırbistan’ın Palić şehrinde, özellikle Avrupa sinemasından filmleri öne çıkarır.
Romanya; Transilvanya Uluslararası Film Festivali (TIFF): Romanya’nın en büyük film festivalidir. Cluj-Napoca’da düzenlenir ve uluslararası bağımsız sinemanın önemli duraklarından biri olarak kabul edilir.
Bulgaristan; Sofya Uluslararası Film Festivali: Genç ve bağımsız yönetmenlerin filmlerine odaklanır. Uluslararası bir jüri tarafından değerlendirilen filmler, çeşitli ödüllerle onurlandırılır. 2025 yılında düzenlenen 29. Sofya Uluslararası Film Festivali’ne katılan Türk filmleri şunlardır: IDEA: Yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu’nun yaptığı bu film, festivalde yer alarak Türk sinemasını temsil etti. The Moon Is a Father of Mine: George Ovashvili’nin yönettiği bu film, Gürcistan, Almanya, Lüksemburg, Çek Cumhuriyeti ve Bulgaristan’ın yanı sıra Türkiye ortak yapımı olarak festivale katıldı. Bu, farklı ülkelerden sinemacıların iş birliğiyle ortaya çıkan bir yapım olarak öne çıktı. Ayrıca, festivalde Rezan Yeşilbaş’ın yönettiği ve Selin Yeninci’nin başrolünde oynadığı gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılan ve Almanya yapımı olan “The Flying Meatball Maker” (Uçan Köfteci) filmi de gösterildi. Bu yapım, bir Türk yönetmenin uluslararası bir film festivalinde yer alması açısından önemliydi. Kısacası, Balkanlar’ın sinema dünyasında neler olup bittiğine öğrenmek isterseniz, bu film festivalleri çok önemlidir.
Biraz da Bulgaristan’da 2025 yılı itibari ile beğenilen filmler ve dizilerden bahsetmek istiyorum. 2025 yılı, Bulgaristan sineması ve televizyonu için iyi bir yıldı, hem eleştirmenlerden tam not alan hem de izleyici rekorları kıran yapımlar ortaya çıktı.
Pavel G. Vesnakov yönetmenliğinde “Windless” (Rüzgarsız) filmi çok beğenildi konusundan bahsedeyim. Modern Bulgaristan’ın taşrasında yaşayan, ekonomik zorluklarla boğuşan genç bir adamın hayat mücadelesini anlatıyor. Film, umutsuzluk, azim ve hayata tutunma çabası gibi evrensel temaları işliyor. Film, Vasil Gendov Ulusal Film Festivali’nde kazandığı En İyi Film ödülüyle de bu başarısını taçlandırdı.
Yönetmen, Svetoslav Ovcharov filmi “The Bet” (Bahis) Konusu klasik ama etkileyici senaryosu ile başarı kazandı. Kabaca konusundan bahsedeyim; 20. yüzyılın başlarında, siyasi çalkantıların ortasındaki küçük bir kasabada geçen bir hikayeyi konu alıyor. İki düşman aile arasındaki gizli bir bahsin, tüm kasabanın kaderini nasıl değiştirdiğini anlatıyor.
Dizilere gelince; Yönetmen: Lyudmil Todorov ve başrollerde ise Vladimir Karamazov, Iva Nikolova, Elena Telbis paylaştığı “Family Lies” (Aile Yalanları) dizi filmi büyük beğeni kazandı ve konusu ise; Bir cinayet soruşturması etrafında dönen dizi, zengin bir ailenin derin sırlarını ve gizemli ilişkilerini ortaya çıkarıyor. Her bölümde yeni bir yalanın açığa çıkmasıyla İkinci beğenilen dizi ise; “The Grandfather” (Dede) konusu gayet naif ve herkesimi saran bir konusu var. Emekli olup köyüne dönen bir tıp profesörünün, geçmişiyle ve ailesiyle yüzleşmesini konu alan bu dizi, kuşaklar arası çatışmaları ve aile bağlarının önemini işliyor.
Bu filmler ve diziler, Bulgar sinemasının ve televizyonunun hem sanatsal hem de ticari anlamda ne kadar geliştiğini gösteriyor. İzleyiciler, yerel hikayelerin artık çok daha modern ve çekici şekillerde anlatılmasından memnun kalıyor.BU film ve dizileri tavsiye ederim. İyi Seyirler…