Bu çocuklar hınçlarını kimden çıkartıyor

Bu çocuklar hınçlarını kimden çıkartıyor
17.12.2023
A+
A-

Araştırmalar akran zorbalığını uygulayanların en çok 6-15 yaş arasındaki çocuk ve gençler olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum düşünülenin aksine sadece uygulayanı ve mağdur olanı değil aileleri, dolayısıyla da toplumun genelini ilgilendiriyor. Zorbalığı evinde şiddete maruz kalan ya da şiddeti izlemek durumunda olanlar yapıyor olması şaşırtıcı değil. Sevgi görmeyen, ufacık hatalarda kolayca eleştirilen, başarısızlıkları görmezden gelinen, alaycı söylemlere maruz kalan çocuklar zayıf gördüğü çocuğa zorbalık uygulamaktan çekinmiyor.

Çocukların yaşadığı en önemli psiko-sosyal sorunlardan biri de akran zorbalığı. Farklı nedenlerle okulda, sokakta hatta sosyal medyada gerçekleşen bu zorbalık türü ciddi boyutlara ulaşmış durumda. “Alaycı davranışlar”, “yalnızlaştırma” ve “şiddet” gibi çok sayıda zorbalık örneği bulunuyor.

AKRAN ZORBALIĞININ NEDENİ

Akran zorbalığı, bir çocuğun bir ya da birden fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı bir şekilde kötü muameleye maruz kalıp birbirlerine uyguladıkları bir istismar türü olarak tanımlanıyor. Çocukların durumları incelendiğinde ilk faktörün güç dengesizlikleri olduğu görülüyor. Çocuk kendisini güçlü göstermek adına bu gücü kullanarak arkadaşlarına baskı oluşturabiliyor. Çağımızda özellikle çocuklar tarafından hastalık boyutunda kullanılan iletişim araçları (özelikle de sosyal medya) üzerinden örnek alınan karakterlerin kötü hareket ve davranışları da tekrar edilebiliyor. Akran zorbalığının nedenleri arasında arkadaş grubu baskısı da var. Okul ya da yaşanılan mahalle içinde baskın akran gruplarının olması ve bu gruplara dahil olmak adına yapılan yanlış tutum ve davranışlar bu soruna yol açabiliyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nöropsikolog Merve Tuğçe Doğru, “Bu zorbalık maruziyetinin en önemli nedenleri arasında ailevi problemler geliyor. Ailevi problemler çocukların baş etmekte zorlandığı ve öfkelendiği durumlar arasında yer alıyor. Çocuk, aile içinde yaşadığı şeyleri anlamlandırmakta zorlanıp bu öfkeyi aile içinde gösteremediğinde arkadaşlarına karşı zorba tavırlar oluşturabiliyor” diyor.

EN ÇOK 6-15 YAŞ ARASINDA GÖRÜLÜYOR

Yapılan araştırmalar, yaşamın her döneminde görülebilen bir problem olan akran zorbalığının 6-15 yaş aralığında daha yoğun olduğuna işaret ediyor. Bu zorbalık türünün birçok farklı görülme şekli olduğu belirtiliyor. İletişimde olunan kişiye zarar veren her tür söz ve davranış bu sorunun içinde yer alıyor. Fiziksel olarak verilen zararlar “fiziksel akran zorbalığı” olarak inceleniyor. Duygusal akran zorbalığı ise fiziksel hiçbir temas olmadan duygusal hasarlara neden olan baskı olarak tanımlanıyor. Zarar veren sözel davranışlar (lakap takma, dalga geçme, tehdit etme vb.) çocukların sınıf içinde en çok şikâyette bulunduğu durum örnekleri arasında yer alıyor. İsimlerle alay etmekle başlayıp faklı boyutlara taşınan bu durumun psikososyal hasar yarattığı belirtiliyor. Nöropsikolog Merve Tuğçe Doğru, “sosyal zorbalık”, “siber zorbalık”, “cinsel akran zorbalığı” ve “eşya zorbalığı” gibi sorunlarda yoğun klinik destek ihtiyacı görüyoruz” diyor.

ZORBALIĞIN ETKİLERİ

Zorbalığa uğrayan kişiler, uyum konusunda çeşitli problemlerle karşılaşabiliyor. Bu duruma maruz kalan çocuklar günlük yaşam aktivitelerine katılamıyor ve arkadaşlarıyla oyun oynamak gibi en temel isteklerini bile dile getiremiyor. Bu tür zorluklar sınıf içerisinde gününü sessizce ve sırasından kalkmadan geçiren çocuklarda travma ve özgüven problemlerine neden olabiliyor. Nöropsikolog Merve Tuğçe Doğru, zorbalığın sadece yapanı ilgilendiren bir konu olmadığını, bu durumun aileleri ve hatta tüm toplumu ilgilendirdiğini söyleyerek, “Çocuk evde şiddete maruz kalıyor ya da şiddeti izlemek durumunda oluyor olabilir. Ufak hatalarda kolayca eleştirilen, başarısızlıkları küçümsenen, alaycı söylemlere maruz kalan bir çocuğun zayıf gördüğü bir çocuk karşısında incitici olma olasılığı vardır. Toplumsal şiddet aile içi ya da çocuklar arasındaki şiddeti de artırmaktadır” diyor.

TOLERANS VE EMPATİ ŞART

Stres, zorlu yaşam koşulları, tedavi edilmemiş depresyon, kaygı, öfke kontrol bozukluğu ve özgüven eksikliği gibi etkenlerin bireylerin şiddete başvurmasını kolaylaştırdığı belirtiliyor.

Öfke kontrol bozukluğu, toplum genelinde ele alınması gereken bir problem olarak görülüyor. Sokakta, okulda, aile içinde birbirine bağıran, kuralları ihlal eden, sevgisiz insan örnekleri deneyimleyen çocukların zorbalığa yönelme riskleri artabiliyor. Toplumun en önemli yapı taşı olan ailelerin zorba tutumları, yüceltici söylem ve davranışlardan kaçınmaları ve mağdurların bunu hak ettiğini düşünmeleri sorunu körüklerken, tersini yapmalarının çocuklar açısından koruyucu yönüne dikkat çekiliyor. Çocuklara farklı bireylere ve farklılıklara toleransla bakmayı ve empati yapmayı öğreterek bunu kişinin kendisinden başlayarak uygulayıp aktarması zorbalıkları azaltan en önemli etkenler arasında kabul ediliyor. Akran zorbalığına maruz kalmış çocukların bu sorun karşısında mutlaka uzman desteği almaları öneriliyor.

İYİ BİR HABER

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) artan bu sorun nedeniyle ortaokullarda sunulan “Okul Temelli Sosyal Sorumluluk Çalışmaları” dersi kapsamında, öğrencilere siber zorbalık ve akran zorbalığıyla nasıl mücadele edileceği konusunu müfredata alması dikkat çekiyor. “Sosyal sorumluluk ve toplumsal farkındalık”, “Çevre ve sürdürülebilirlik”, “Toplumsal sağlık” gibi birçok farklı konuda çocuklara verilecek eğitimler, zorbalık azaltıcı ve gelecek vadeden bir adım olarak değerlendiriliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.