Büyük filmler büyük olayların senaryolaştırılmasından oluşur.

02.04.2021
A+
A-

İyi bir film yapmak için, iyi bir hikâyeniz olması lazım. Çünkü iyi bir senaryo, iyi bir hikâyeden oluşur. İyi bir yönetmenin elinde de iyi bir senaryo iyi bir filme dönüşür.

Filme uyarlanabilecek hikâyelerde, daha çok büyük olaylardan esinlenilir. Geçmişi, bizim geçmişimiz kadar olmayan Amerika, ufak olayları bile abartarak filmlere konu yapıyorken, çok büyük olaylarla dolu tarihimizde aynı büyüklükte film yapamamamız çok düşündürücü. Zira tarihimizde, hikâyelerimizde, hem çok büyük, hem çok dolu. 

Dünya belki de yüzyılda bir meydana gelecek bir süreci yaşıyor. Görünen o ki, önümüzdeki yılın sonuna kadar da bu süreçle devam edeceğiz. Eski yaşam şeklimize dönmemiz, uzun yıllar pek mümkün olmayacak. Hatta bu süreçte yeni yaşam şeklimiz belirginleşecek ve sonraki yaşamımızı etkileyecek biçimde değişikliğe uğrayarak kalıcı olacak. Bu dönemde yaşanılan bu süreç, aslında büyük bir olay. Filmci gözüyle bakılırsa, böyle büyük bir olaydan, iyi hikâyeler ve iyi senaryolar çıkar. Belki bu senaryolardan da çok iyi filmler üretilebilir.

Film sektörü, aynı teknoloji dünyası gibi hayalle başlar. Teknolojik bir yeniliği üretmeden önce, onu hayal edersiniz. Sonra yapılabilirliğine bakarsınız. Olabilirliği varsa, üzerinde çalışıp ürün ortaya çıkarılır. Aslında bir filmin yolculuğu da hemen hemen aynıdır. Önce film yapılabilecek bir filmin konusu belirlenir. Nasıl olabileceği hayal edilir. Hikâyesi iyi ise, senaryosu yazılır ve çekilir. Tabi çekilmesi hayal edilen filmin hikâyesi bir şeylere dayandırılır.

Dünyanın yaşadığı pandemi süreci, yaşanmadan bu konu ile ilgili pek çok film çekildi. Hatta bazıları gişede başarı sağlarken bazıları ödüller bile aldı. Böyle şeylerin yaşana bilirliğini kestiren senaristler, senaryolarını yazarken, yapımcılar da bu konuları içeren filmleri, daha yaşanmadan yaşanmış gibi çektiler. Neler olabileceğini az çok tahmin ederek oluşturulan filmler, bugün günümüzde bu sürecin yaşanmasına tanıklık ediyorlar. Belki hayal ettikleri veya yazdıkları sürece canlı olarak tanıklık etmek, yazdıklarının sağlamasını görmek adına, iyi bir deneyimleme oldu ama aslında hayal ettikleri ve yazdıkları senaryolardaki gibi, yüksek ölçekli bir son olmadı. Bu da doğaldır. Çünkü filmler kurmacadır ve heyecan çok daha önemlidir. Gerçek hayatta yaşanılan bu süreçte sonuçlar kurmaca da olduğu gibi heyecanlı olmayıp durağan ve içine kapanıklık şeklinde olmaktadır. Ama bilinen şu ki, artık bundan sonra bu tarz filmler yazılırken, yapılırken bu deneyimlemelerden yola çıkılarak, heyecan dozu daha yüksek ve daha farklı bir bakış açısıyla yazılacaktır. Belki de film sektörü,yaşanılan bu büyük olay karşısında, iyi hikâyelerle, büyük ve başarılı filmler çıkaracaktır.

İnsanlık sağlık sorunu ile uğraşırken umarım bir yapımcı, bu mücadeleyi anlatan iyi bir hikâye yakalayabilir ve gelecek nesillere adeta bir belge niteliğinde bir film hediye edebilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.