Dönüşümün yasası: Kendini seçmek

29.08.2025
A+
A-

Aynı senle yeni bir hayata sıfırlanarak başlamak, yalnızca cesaretin değil, aynı zamanda bilincin sınavıdır. Çünkü gerçek bir başlangıç, daima bir vazgeçişin gölgesinde doğar. Fizikte hiçbir enerji yok olmaz, yalnızca dönüşür; insanın yaşamında da seçim yapılmadan hiçbir kapı kapanmaz, hiçbir kapı da açılmaz. Başlangıç dediğimiz şey, aslında bilinçli bir dönüşüm yasasının kendisidir.

​Hayat insanı sık sık ikilemlerle sınar: para mı, iş mi, konfor mu? Oysa gelişmiş birey, bu soruların ortasında kendi ismini seçebilen kişidir. Kendi adını seçmek, sıradan bir tercih değil; bütün diğer ihtimalleri göze alıp, geride bırakacak kadar radikal bir özgürlüktür. Çünkü kendini seçmeyen, hayat tarafından seçilir; akışın nesnesi olur.

​Bazen karar vermek, bir köprüden geçmek gibidir; ardında bıraktıklarını göze alıp ilerlersin, o kadar ki dönüp bakmak bile bir yanılsamaya dönüşür. Önünde belirsizlik durur, buna rağmen köprüden geçen bilir ki asıl cesaret belirsizliğe değil, kendi özüne yürümektir. Kuantum fiziğinde parçacığın gözlemle şekillenmesi gibi, insan da kendi seçimleriyle formunu belirler.

​Yeniden başlamak, sıfırdan doğmak değildir. Tam tersine, tüm yaralarıyla, tüm hatıralarıyla, tüm dersleriyle yeniden şekillenmektir. Toprağa düşen tohum gibi… Çürür, çözülür, un ufak olur ama yok olmaz; aksine o çözülüşün içinden filiz verir. Psikolojide travmaların ardından gelen post-travmatik büyüme dediğimiz şey de budur: kaybettikçe özünde kalan saf güçle yeniden var olmak. Yara, insanın ikinci kalbidir; oradan yeniden doğar.

Ve işte o öz, yeni bir hayatın köküdür. Gerçek güç, kaybettiklerinden arta kalanda gizlidir.
​Umut, gökten düşen bir armağan değil; içimizde gizlice açan bir kapıdır. Mucize, dışarıdan inmez; insanın içinden yükselir. İnsanın mucizesi, kendi cesaretidir. Çünkü umut, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir varoluş seçimidir.

​Şimdi başka bir kentin denizinden yazıyorum. Ufuk çizgisi bana şunu fısıldıyor: Ne kadar yol alırsan al, asıl mesafe kendine doğru yürüdüğün kadardır. İnsan kendi merkezine dönmeden hiçbir yolculuk tamamlanmaz. Ve ben bugün, kendi yolumun merkezine kendimi koyarak yeniden başlıyorum.

​Çünkü yeniden başlamak, dünyaya değil; önce kendine sadakatle bağlı kalmaktır. Sadakat, yalnızca kalmak değil; doğru zamanda gitmeyi de bilmektir.

​Yeniden başlamak, dünün küllerinden yükselen bir anka kuşu olmak değil; anka kuşunun küllerinin her zerresinde yeni bir evrenin tohumunu keşfetmektir. Yeniye yol almak acıdan kaçmak değil; aksine, acıyı bir rehber gibi takip ederek, içindeki en güçlü ışığı bulmaktır. Dönüşüm, acıya rağmen kalmak, susmak veya kaçmak değil; acıyı bir rehber gibi kabul ederek, içimizdeki en güçlü ışıkla yeniden doğmaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.