Düdük çalınca değişen hikaye

31 Ocak 2026 10:41
A+
A-

Futbol denildiğinde akla ilk olarak sahada ter döken, forması için mücadele eden futbolcular gelir. Oysa oyunun kaderini belirleyen, çoğu zaman maçın önüne geçen çok önemli figürler vardır: hakemler.

Hakemler, futbolun adalet terazisidir. Sahada saniyeler içinde yaşanan olayları anlık reflekslerle değerlendirir, oyunu kurallara uygun şekilde yönetmeye çalışırlar. Öyle bir göz ve konsantrasyona sahiptirler ki, çoğu zaman tribünden ya da ekran başından defalarca izlenen pozisyonları tek bir anda karara bağlamak zorunda kalırlar. İşte futbolun en kırılgan noktası da tam burada başlar.

Bir pozisyon; futbolcuya, teknik direktöre, seyirciye ve spor yorumcusuna göre farklı anlamlar taşıyabilir. Aynı görüntü üzerinden onlarca farklı yorum yapılırken, hakemin verdiği karar maçın seyrini tamamen değiştirebilir. Bu durum doğal olarak itirazları, tartışmaları ve zaman zaman tansiyonu da beraberinde getirir. Futbolcular ve teknik direktörler hakemin kararına tepki gösterir; bazı anlarda bu itirazlar kısa sürede sona ererken, bazı anlarda ise kartlar havada uçuşur ve saha dışına kadar uzanan sonuçlar doğar.

Türk futbolunda yıllar boyunca kendini kanıtlamış, ulusal ve uluslararası arenada görev almış birçok değerli hakemimiz oldu. Hakemlik her dönem tartışmaların odağında yer alsa da, futbolda kuralların uygulanabilmesi ve oyunun düzen içinde oynanabilmesi için hakemlerin vazgeçilmez olduğu gerçeği hiçbir zaman değişmedi. Ancak uzun yıllar boyunca, en azından hakemlerin görevlerini dürüstlük ve tarafsızlık çerçevesinde yerine getirdiğine dair genel bir güven vardı.

Ne yazık ki son dönemde Türkiye’de yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bahis skandalı, bu güven duygusuna ciddi zarar verdi. Hakemlerle ilgili ortaya atılan iddialar ve bazı davranışların gün yüzüne çıkması, futbol kamuoyunda soru işaretlerini artırdı. Bugün gelinen noktada, hakem kararları sadece sportif açıdan değil, etik ve güvenilirlik boyutuyla da sorgulanır hale geldi.

Futbolun sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi, sahadaki adalet duygusuna olan inancın korunmasına bağlıdır. Hakemler de bu oyunun bir parçası olarak hata yapabilir; önemli olan bu hataların güveni zedelememesidir. Türk futbolunun yeniden huzurlu bir ortama kavuşması, şeffaflık ve adalet anlayışının güçlenmesiyle mümkün olacaktır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.