Ernst İngmar Bergman-8

28.01.2022
A+
A-

Bergman’ın yine Brecht’ten ve onun Yabancılaşma Efekti metafoundan yola çıktığı ancak metaforun ve inşacısının gölgesinde kalmadığı Tystnaden, Avrupa’ya ve Avrupalılığa kitabın ortasında durarak eleştiri getirme belgesi olarak da ele alınabilir.

Kadının hemcinsinin kurdu olmasının dışında, kız kardeşlik üzerinden aile kavramını ve bu kavramın tartışmaya açılmasına izin vermeyen modernizmi sigaya çekmekten çekinmeyen yönetmen 1964’te  För att inte tala om alla dessa kvinnor (Bütün O Kadınlardan Söz Etmeden)ı gün yüzüne çıkarmıştır.

1948 yılına kayıtlı Fangelse (Zindan), bir sene sonra kamera arkasına geçmesine yardımcı olan Till Gladje (Neşeye Doğru) ve 1950’de, onlarla bir arada olmanın mutluluğunu başka mutluluklara tercih etmeyeceği isimleri bir araya getiren Sånt Händer inte Här (BuradaYapılmayan Türden Bir Şey) dâhil olmak üzere, izleyicisiyle buluşturduğu çalışmaların muhasebesine giriştiği izlenimini uyandıran bu sinema filminin,  Federico Fellli’nin 1963’te çektiği 8 ½ (Sekiz Buçuk)nin parodisi olduğu vurgulanmıştır.

İlkokul eğitimini rahibelerden almak ve teolojik öğeleri sinemasına taşımakla, Protestan bir papaz tarafından yetiştirilen Bergman’la ortak paydada buluşturulabilecek olan Fellini, İtalyan Neorealismo (Yeni Gerçekçilik) hareketinin uç beylerinden Roberto Rosselini’nin 1945’te yönettiği Roma,  Città Aperta (Roma, Açık Şehir)’nın senaryosu üzerinde çalışmış ve 1954 yılına kayıtlı La Strada (Sonsuz Sokaklar)’da sözü edilen harekete kalburüstü bir örnek vermiş olsa da Neorealismonun onu; Rosselini dışında; Luchino Visconti ve Vittorio De Sica kadar sarıp sarmaladığı söylenemez. 

Fellini’nin hareketler ve teorilerden icazet almadan ilerlemek istemesi de Bergman’ın ona yaklaşmasını beraberinde getirmiştir. 

8 ½; başrolünü Anouk Aimée ,Claudia Cardinale ve Sandra Milo’yla üstlenen Marcello Mastroianni’nin hayat verdiği Guido Anselmo adı yakıştırılmış bir yönetmenin, bilim kurgu filmi çekmek için kolları sıvarken yaşadığı tıkanmayı, çekim günü gelip çattığında çocukluğuna doğru bir yolculuğa çıkmasını ve, annesinin villasında geçirdiği geceyi, Katolik okulunda sahilde dans ettiği için cezalandırılmasını hatırlamasını ayrıntılandırmıştır. 

Karakter, bir hamamda başpapazla görüşmüş, bu görüşmeye de filminde yer vereceğini eleştirmeniyle paylaşmış, eleştirmeni buna sıcak bakamayınca huzursuzluğu katmerlenmiştir. Anouk Aimée’nin canlandırdığı karısıyla inişli çıkışlı evliliğini sürdürmeye çalışan Anselmo’nun bilim kurgu filminde Cardinale’in ete kemiğe büründürdüğü İdeal Kadın fantezileri kurması, Milo’nun oynadığı metresiyle ilişkisinin evliliğinin gerilmesindeki payı büyüktür.

Anselmo, eli yüzü düzgün bir film çekeceğini, karısıyla arasından su sızmayan Rosella’ya açmıştır. 

Bu arada evliliğini kurtarmak istediği için metresiyle yollarını yıllar önce  ayırdığını söylemesine rağmen, karısının ve arkadaşının ona inanmamaları üzerine Anselmo hayatındaki kadınların bir araya geldiği bir haremi hayal etmiştir. 

Hayalde bir araya gelen kadınlar, onu anneannesinin evindeki gibi yıkayıp pudralamışlar, bu iş bitip de sıra onu sorgulamaya gelince Anselmo onları kırbaçla terbiye etmiştir.

Bergman parodisine; Katolik okulu süreci, başpapazla görüşme anları ve doğal olarak, Anselmo’nun yönetmenliği, hayatına dâhil olan kadınlar ve onları kırbaçlamasından hareketle yön vermiştir.  

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.