Ernstİngmar Bergman-11

18.02.2022
A+
A-

Bergman’ın, daha çok Salvador Dali için yöneltilen Deli mi yoksa dâhi mi? sorusuna, Dali’yle delilik ve dâhilik bağlamlarında buluşturduğu ressam karakteri üzerinden doyurucu olmayan ve olması gerekmeyen cevaplar aradığı Vargtimmen’in; Normal, Standart gibi kavramların iğneli fıçıya itinayla oturtulduğu bir eser olduğu vurgulanmalıdır.

Söylemi, Frankfurt Okulu teorisyenlerinden,Walter Benjamin ve Theodor Ludwig Wisengrund- Adorno dışında, bu okulda yer almasa da Benjamin ve Adorno’yla geliştirdiği inişli çıkışı bol diyaloglarıyla ve umudu ilke edinmesiyle ön plana çıkan ErnstBloch’la ortak paydada buluşan Bergman, bir taraftan Negatif Diyalektik’in izini Adorno gibi takip ederken, diğer taraftan Bloch’un sesine ses katarak umudu ilke edinmek gerektiğini ve bu arada cevap vermekten çok soru yöneltmenin ve çoğaltmanın kıymetli olduğunu hatırlatmıştır.

Tarihe, kronolojik ve sistematik değil, analitik perspektifi ihmal etmeyerek odaklanarak Benjamin’i yanına alan Bergman, onun cümlelerinden,  aynı zamanda, on beş yaşından önce evin her türlüsünden kaçamamanın trajedisini resmederken istifade etmiştir.

Normal, Standart ve benzeri kavramlar, yaş alan ama olgunlaşamayan, Benjamin’in deyimiyle, Evin her türlüsünden on beş yaşından önce kaçma hakkını kullanamayan, sözü edilen zaman diliminde duvarlarını un ufak edemeyen insanları, onlar; kültür, sanat ve edebiyat gibi insanı sınırlandıran kavramlarlahesaplaşmaya yardımcı olan alanlarla da ilgilenseler, hesaplaşmanın değil, uyumun fasit dairesine sıkıştırmakta gecikmezler.

Uyum göstermeye başladıkları aşamada Normal ve Standart, yanlarına başka kavramları da alarak hesaplaşma alanını önce daraltır ve ardından böyle bir alanın esamesinin bile okunmamasını sağlarlar.

Delilik ve Dâhilik aslında yoktur; onları sözü edilen kavramlarla hayatlarını sınırlandıranlar uydurmuşlardır. Bergman bu hakikati idrak ettiği için hem kurgusal ressamının bu hâllerini yadırgamaz ve kendisini ötekileştirmesine izin vermez, hem de onuDeli ve Dâhi olarak görenlere, O deli ve dâhi değil ama siz normal ve standart olmaktan kurtulamadığınız için onu böyle görüyorsunuz, der

Filmografisini zevahiri kurtararak okuyanlara göre bu sinema filmi Psikolojik korku kategorisine dâhil edilmelidir. Sözü edilen fiille alışverişe yanaşmayanlarsa,  psikolojinin, diğer sinema filmlerinde olduğu gibi burada da kâle alınmadığını, yönetmenin yine Freudçu olmayı reddeden psikanalizin rotasını takip ettiğini görmekte gecikmemişlerdir.

Korku öğesinin AlfredHitchcock’un sinema anlayışındaki gibi korkutmaktan çok, üç buçuk attırmak adına merkeze oturtulduğu Vargtimmen David Lynch gibi, ruhun derinliklerine bakmakla yetinmeyen, onu didik didik eden yönetmenleri etkilemiş bir eserdir.

Bu etkiye; Lynch’in Eraserhead (Silici kafa) ve LostHighway (Kayıp Otoban) ile Michael Haneke’ninThe White Ribbon (Beyaz Bant) adlarını taşıyan sinema filmlerinde de tesadüf edilmiştir. Sözü edilen yönetmenler, uyumda uyumsuzluğu aradıkları, modernizmin kazanç değil, kayıp olduğuna inandıkları için de Bergman’la aynı yörüngede ilerlemişlerdir.

Modernizmin her fiil gibi utancı da elastikileştirdiğini düşünen Bergman,Vartigmmen’le aynı sene çektiği Skammen (Utanç)’de izleyicisine, Utanç bitmişse, her şey bitmiştir. cümlesiyle seslenmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.