SANAT VE EDEBİYAT

19.08.2022
A+
A-

sinema ve tiyatro çok önemlidir. Bunlar insanı bilgilendirmekten ziyade dönüştürmeye ve anlatılanı içselleştirmeye çalışırlar. Akıl ve zekânızdan ziyade his ve hayalgücünüze hitap ederler. Bu etki kalıcıdır. Seyrettiği filmin, okuduğu bir romanın ve dinlediği güzel şiirin insanları derinden etkilediğini görüyoruz.

Büyük sanat eserleri insanın ifade edemediği duygularını ifade etmeye yarıyor. Fakat yine de yetersiz kalıyor, kullandığımız ifade vasıtalarının hiçbiri hissettiklerimizi bütün doygunluğu ile anlatmaya imkân vermiyor. Hiçbir söz yüreğimizi hakkıyla soğutmuyor. En büyük sanatkârlar bile bunu yapamamaktan şikâyetçidirler. Mehmet Akif “dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım‘’ diyor.

Saf sanat anlayışını savunanlara göre sanatçının hiçbir fikri ve ideolojisi olmamalı. Oscar Wilde “İyi veya kötü eser yoktur, iyi veya kötü yazılmış eser vardır” diyor. Flaubert: “Sanatçının bir dini ve fikri olmamalıdır” der. Fakat Tolstoy bunun aksini savunur. Ona göre sanat insanlara güzel ve yüce ve ahlaki bir yaşam göstermelidir. Böyle olmayan sanat sadece olanı hikâye etmekten ibarettir.

Sanatçı kendini aşmaya ve külli olana ulaşmaya istidatlı insandır. Dindarlığın artmasını istiyorsak insanlara sanat eserlerini sevdirmeli ve onlardaki zevki tattırmalıyız. Bu iş ilmihal ve fıkıh bilgileri ile olmaz. Onlar şekli ve kabuğu anlatır, asla ruhi heyecanın eksikliğini dolduramaz. Sanat ve edebiyatı sevmeyen ve anlamayanların ruhları bomboş bir çöldür, orada insanlık ve merhametten eser yoktur.

Fakat iyi sanat eserleri o kadar az ki, bu bakımdan bazı dindarlar ve ahlakçılar onu boş bir uğraş veya bir takım hayallerden ibaret sayar. Piyasayı dolduranların çoğu gerçekten son derece yavan ve aleladedir. Bu yüzdendir klasik hale gelmeden bir eserin gerçekten değerli olduğu anlaşılamaz. Yüzyılların süzgecinden geçmişlerdir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.