Seyyâl Taner

26.01.2022
A+
A-

Hakkındaki biyografiler onu, şarkıcı ve oyuncu olduğu tanıtsalar da 28 Eylül 1952 tarihinde Şanlıurfa’da dünyaya gözlerini açan Seyyâl Taner’in şarkıcılığı ve oyunculuğu, işinin ehli bir dans sanatçısı olduğunu gözler önüne sermek için araç olarak kullandığını vurgulamak gerekir.

Şanlıurfa, dans sanatçılığı; rakkaselik ve dansözlükle sınırlandırılamayacak olan Taner’in sadece doğduğu yerdir. Şehrin müzik özelinde folkloru, bu alanla yüzeyde kalan bağlantı kuran Taner’in ilgi alanına dâhil olmamıştır.

Dans sanatçılığı; sinemayı izlemenin yanında okuyabilme yetenek ve özellikle meziyetine sahip  izleyicinin gözlerinin önünde; Suzan Avcı, Lale Belkıs gibi Yeşilçam’da Femme Fatale’liği (Fettan Kadın) temsil eden isimleri canlandırmakta gecikmeyecektir. Öyle ki Taner’i onların müziği, dansla daha fazla ön plana çıkarmış versiyonu olarak konumlandırmak mümkündür.

Otantikle bağlantısı, bir Asu Maralman kadar derine inmeyen, daha doğrusu inme gereğini hissetmeyen, vaktinde Hollywood’a kadar açılmış Taner’in Femme Fatale’liği, akla Jane Birkin gibi, bu kavramı, dinleyicinin belleğine harf harf nakışlayan isimleri de getiremeyecektir çünkü bu sıfatı, bu topraklarla sınırlandırmıştır. 

Onu tanıtmaya yeltenen biyografilerde Taner’in Rocka bigâne kalmadığı da vurgulanmıştır ama sözü edilen türle ilişkisinin de derinlerde turlamadığı söylenmelidir. Bu sorunun sadece onu bağlamadığı da unutulmamalıdır.

Genel olarak vasatın altındaki şarkıları seslendiren Taner’in diskografisinde Son Verdim Kalbimin İşine ile Naciye’nin yerleri farklıdır.

İlki; müziğine, kolonyalist söylemini tıka basa yediren Enrico Macias’ın sözlerini yazdığı ve notaya aldığı Je Suis Content Pour To’nun Türkçe karşılığıdır. 

Taner’in, Barış Manço ve Cem Karaca dâhil, Türkiye’nin birçok vokalistine eşlik eden nitelikli gruplarından  Kurtalan Ekspres’le hayat verdiği,  Türkçe sözleri, daha çok Ajda Pekkan’ın şarkılarına yazdığı sözlerle bilinen Ülkü Aker’in kaleminden çıkan çalışma Taner’le özdeşleşmiştir. 

Hafize Ana karakterine hayat veren Adile Naşit’in, Hababam Sınıfı zincirinin üçüncü halkası olan Hababam Sınıfı Uyanıyor’da, öğrencilerden oluşan koroyla Taner’e özenmeden, şarkıcı ve dansçı olmadığını bilerek söylediği  Son Verdim Kalbimin İşine, sadece Taner değil, Naşit için de önemlidir çünkü Naşit, şarkıyı, okulun Hafize Ana’sı ve izleyicisinin Adile Teyze’si olduğunu unutmadan Femme Fatale’liği hesaba katmadan seslendirmiştir.

İkincisinin sözü ve müziği, sadece popülerliği değil, popülistliği de abartsa da, Türkiye’ye özgü Popüler Müzik’le ilgili taşı gediğine oturtan tespitlere imza atan Olcayto Ahmet Tuğsuz’a aittir.

Öylesine dinlemeyen dinleyiciye, Orhan Kemal ve adı onun kadar dile pelesenk olmayan Mahmut Yesari’nin metinlerindeki meşhur olma hayaliyle yanıp tutuşan  karakterleri hatırlatan Naciye’yi kendisine özgü dansıyla yaşatan Seyyâl Taner; Minik Serçe, Süperstar ve Diva gibi etiketleri umursamadan bugünlere gelmiştir. 

Onu bugünden yarına, başkalarıyla kıyaslanamayacak dans sanatçılığının yanında, sözü edilen duruşundan taviz vermemesi de taşıyacaktır.  

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.