Sınırsız kulaçlar, analitik zihinler: Mudanya’dan dünya sahnesine

Sınırsız kulaçlar, analitik zihinler: Mudanya’dan dünya sahnesine
12 Ağustos 2026 10:46
A+
A-

SEMA NUR ÇINAR- RÖPORTAJ

Mudanya’nın denizinden çıkıp Moskova’nın dondurucu sularına, Uludağ Üniversitesi’nden BRICS+ diplomasi kürsülerine uzanan bir başarı hikayesi…

Enerji alanındaki uluslararası araştırmaları, açık su yüzücülüğündeki dünya dereceleri ve kamu diplomasisindeki uluslararası temsil gücüyle dikkat çeken Nazife İdil Özkol, bilim ve sporu tek bir potada eritiyor.

X-Waters Moskova Dünya Şampiyonası’nda kadınlar genel klasman 3.’sü olarak yarışı bitiren ilk Türk kadını unvanını kazanan Özkol, üç farklı ülkede tamamladığı yüksek lisans eğitiminden Russia Today platformlarındaki medya deneyimine, Woman Leader 2026 finalistliğinden BRICS rapor yazarlığına uzanan çok yönlü yolculuğunu Kent Bursa Gazetesi’ne anlattı.

Dondurucu akıntılara karşı kulaç atarken analitik zekanın nasıl bir pusulaya dönüştüğünü ve kadın liderliğinin sınır tanımayan gücünü gazetemize değerlendiren Özkol, genç kadınlara ilham veren mesajlar paylaştı.

1) Enerji mühendisliği alanında uluslararası deneyime sahip bir araştırmacı, açık su yüzücülüğü ve kamu diplomasisi aktivisti… Dışarıdan bakıldığında birbirinden oldukça uzak görünen bu üç disiplin sizin hayatınızda nasıl birleşti? Biri diğerini besliyor mu?

İlk bakışta bu üç alan birbirinden oldukça farklı görünüyor. Ancak benim hayatımda aslında aynı temel anlayışın farklı yansımaları olduklarını düşünüyorum: merak etmek, sınırları zorlamak ve farklı alanlar arasında bağlantı kurabilmek.

Mühendislik bana analitik düşünmeyi, bir problemi sistematik biçimde ele almayı ve çözüm üretmeyi öğretti. Açık su yüzücülüğü ise bunun tamamen farklı bir ortamda, doğayla mücadele ederek uygulanması gibi. Denizde her şeyi kontrol edemezsiniz; akıntıyı, dalgayı veya hava koşullarını değiştiremezsiniz. Kontrol edebildiğiniz şey kendi hazırlığınız, kararlarınız ve kriz anındaki yaklaşımınızdır.

Kamu diplomasisi ise bu iki alandan farklı bir boyut taşıyor. Burada da insanları, ülkeleri ve farklı bakış açılarını anlamaya çalışıyorsunuz. Üçünün ortak noktasının disiplin, dayanıklılık ve iletişim olduğunu düşünüyorum.

Dolayısıyla biri diğerini kesinlikle besliyor. Mühendislikte kazandığım analitik bakış açısını sporda ve uluslararası çalışmalarımda kullanıyorum. Sporun bana kazandırdığı sabır ve psikolojik dayanıklılık da akademik ve profesyonel hayatımda karşılaştığım zorluklarla başa çıkmamı sağlıyor.

2) X-Waters Moskova Dünya Şampiyonası’nda kadınlar genel klasmanda 3. oldunuz ve yarışı bitiren ilk Türk kadını unvanını kazandınız. O zorlu sularda kulaç atarken zihninizden neler geçiyordu?

Açık su yarışlarında başlangıç anındaki heyecan ile yarışın ortasındaki gerçek mücadele birbirinden çok farklı. Özellikle uzun mesafelerde bir noktadan sonra artık sadece fiziksel gücünüzle değil, zihninizle de yarışıyorsunuz.

X-WATERS Moskova’daki Dünya Şampiyonası’nda suya girdiğimde önceliğim derece yapmak değil, yarışı en doğru şekilde tamamlamaktı. Haziran ayıydı ve Moskova’daki su gerçekten olduğundan soğuktu. Çünkü açık suda koşullar havuzdan tamamen farklı. Akıntı, su sıcaklığı, dalga ve diğer yüzücüler sürekli olarak stratejinizi değiştirmenize neden olabiliyor. Aldığım bu derecemle 2023 yılında da Volgograd’ta sporda yabancı aktivist kadın olarak ödül almıştım. Hem Türkiye’yi hem de okulumu temsil etmiş olmuştum.

Yarış sırasında zaman zaman “Daha ne kadar kaldı?” diye düşündüğüm anlar elbette oldu. Ancak kendime sürekli bir sonraki kulaçtan başka bir şey düşünmemem gerektiğini söyledim. Bazen hedefi bütünüyle düşünmek yerine onu küçük parçalara bölmek gerekiyor.

Yarışı kadınlar genel klasmanda üçüncü sırada tamamladığımı öğrendiğimde benim için en anlamlı taraflardan biri, bunu uluslararası bir organizasyonda Türkiye adına gerçekleştirmiş olmaktı. Aynı zamanda yarışı tamamlayan ilk Türk kadın olmam da benim için ayrı bir anlam taşıyor. Bu başarı bana, bazen insanın kendi sınırını ancak onu gerçekten zorladığında görebildiğini gösterdi.

3) Açık su yüzücülüğü sadece fiziksel değil, ciddi bir zihinsel dayanıklılık gerektiriyor. Akıntılara ve bilinmezliğe karşı yüzerken mühendislik disiplininizin veya analitik düşüncenizin size bir faydası oluyor?

Kesinlikle oluyor. Hatta açık su yüzücülüğünde mühendislik eğitiminin bana sağladığı en önemli katkının fiziksel güçten çok karar verme becerisi olduğunu düşünüyorum.

Mühendislik eğitimi bana bir problemi parçalara ayırmayı ve değişkenleri değerlendirmeyi öğretti. Açık suda da benzer bir yaklaşım gerekiyor. Akıntıyı, dalgayı, mesafeyi, tempoyu ve kendi fiziksel durumunuzu sürekli değerlendiriyorsunuz. Fakat burada önemli bir fark var: Her şeyi önceden hesaplayamazsınız.

Bu nedenle mühendislik bana yalnızca hesap yapmayı değil, belirsizlikle çalışmayı da öğretti. Açık suda bazen planınız değişmek zorunda kalıyor. Böyle durumlarda paniğe kapılmak yerine mevcut koşulları yeniden değerlendirip karar vermeniz gerekiyor.

Benzer bir yaklaşımı akademik çalışmalarımda ve kamu diplomasisi faaliyetlerimde de kullanıyorum. Bir hedef belirliyorum, mevcut koşulları analiz ediyorum ve gerektiğinde yöntemimi değiştiriyorum. Bence dayanıklılık biraz da budur: Planınız bozulduğunda hedefinizden vazgeçmemek.

4) Woman Leader 2026 ve Geleceğin Lideri gibi prestijli programlarda finalist oldunuz. Sizce geleceğin kadın lideri profili nasıl olmalı?

Bence geleceğin kadın lideri yalnızca başarılı olduğu alanla değil, oluşturduğu etkiyle değerlendirilmelidir.

Artık liderlik kavramını sadece bir makam veya unvan üzerinden düşünmemek gerekiyor. Bir kadının bulunduğu alanda sorumluluk alması, ürettiği bilgiyle başkalarına ilham vermesi ve kendisinden sonra gelecek insanlar için bir yol açması da liderliktir.

Ben geleceğin kadın liderinin çok yönlü olması gerektiğine inanıyorum. Dünyayı yalnızca kendi uzmanlık alanından okumamalı; farklı kültürleri, teknolojileri, toplumsal meseleleri ve uluslararası gelişmeleri takip etmeli. Aynı zamanda güçlü olduğu kadar öğrenmeye açık, iddialı olduğu kadar iş birliğine yatkın olmalı.

Benim için kadın liderliği, erkeklerle rekabet etmekten ziyade kendi potansiyelini gerçekleştirmek ve başkalarının da bunu yapabilmesine alan açmak anlamına geliyor.

Özellikle genç kadınların “Ben bunu yapabilir miyim?” sorusunu sormak yerine “Bunu nasıl yapabilirim?” diye düşünmelerini isterim. Çünkü bazen en büyük engel dışarıdaki koşullar değil, insanın kendi zihninde koyduğu sınırlar oluyor. Bu yüzden medya alanında da kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Russia Today, Adventures of Foreigners in Russia gibi platformlardan eğitim ve metin yazarlığı da yaptım.

Ben de kendi yolculuğumda enerji ve elektrik mühendisliği, spor ve uluslararası çalışmalar gibi farklı alanları bir araya getirerek bunun mümkün olduğunu göstermeye çalışıyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.