Sporu aile kültürüne dönüştüren vizyon: RealFit ve Burak Önen
Günümüzde spor, yalnızca fiziksel bir aktivite olmanın ötesine geçerek zihinsel dayanıklılığın ve karakter gelişiminin anahtarı haline geldi. Ancak kalabalık salonlarda, standart programlarla kaybolup gitmek birçok kişi için sporu sürdürülebilir kılmaktan uzaklaştırıyor. İşte tam bu noktada, butik hizmet anlayışı ve “ailece spor” konseptiyle fark yaratan RealFit, spor salonu algısını kökten değiştiriyor.
YASEMİN ÖZKEREM / RÖPORTAJ
RealFit’in kurucusu ve deneyimli antrenör Burak Önen, üniversite yıllarında başlayan disiplin yolculuğunu bugün kendi işletmesinde profesyonel bir modele dönüştürmüş durumda. Sadece özel ders ve butik gruplarla ilerleyen bu sistemde; sakatlık riskinden uzak, kişiye özel hedeflere odaklanan bir gelişim süreci vaat ediliyor. Özellikle çocukların fizyolojik gelişimini psikolojik güçlenmeyle harmanlayan Önen, akran zorbalığından özgüven eksikliğine kadar pek çok toplumsal soruna sporun disiplinli penceresinden çözümler sunuyor.
Ebeveynler antrenman yaparken çocukların da aynı çatı altında gelişim gösterdiği bu yeni nesil spor kültürü hakkında bilgi veren Burak Önen, Kent Bursa Gazetesi’ne özel ve önemli açıklamalarda bulundu.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Spor dünyasına giriş hikâyeniz nasıl başladı?
RealFit Spor Salonu sahibiyim ve aynı zamanda antrenörüm. İsmim Burak Önen. Sporla tanışmam üniversiteye başlamamla birlikte oldu. Disiplinli bir branşta altyapı eğitimi aldım ve sporun sadece fiziksel değil, karakter gelişimine de katkı sağladığını bizzat deneyimledim. Yıllar içinde antrenörlüğe yöneldim ve sonunda kendi işletmemi kurdum.
Salonunuzun çalışma modeli diğer klasik spor salonlarından farklı sanırım. Biraz anlatır mısınız?
Evet, biz klasik üyelik sistemiyle çalışan bir salon değiliz. Sadece özel ders, düet ders ve grup dersleri veriyoruz. Böylece herkes kontrollü, planlı ve bilinçli bir şekilde spor yapıyor. Kalabalık ve ilgisiz bir ortam yerine, birebir ilgi ön planda.
“STANDART PROGRAM YERİNE KİŞİYE UYGUN ANTRENMAN”
Bu sistemin avantajı nedir?
En büyük avantajı sakatlık riskini azaltması ve kişiye özel ilerleme sağlaması. Her bireyin yaşı, kondisyonu ve hedefi farklı. Standart program yerine, kişiye uygun antrenman uyguluyoruz.
Çocuklara yönelik çalışmalarınız da var. Biraz bahseder misiniz?
Çocuk gruplarımız bizim için çok kıymetli. Amacımız sadece spor yaptırmak değil; onların fizyolojik gelişimlerini desteklerken aynı zamanda psikolojik olarak da güçlenmelerini sağlamak.
Psikolojik gelişim derken neyi kastediyorsunuz?
Özgüven, disiplin, sosyal iletişim ve sınır koyabilme becerileri. Spor yapan çocuk, bedenini tanır, duruşu değişir, göz teması güçlenir. Bu da okul ve sosyal hayatına olumlu yansır.
“GÜCÜNÜ KONTROL ETMEYİ ÖĞRENEN BİREY ZORBA OLAMAZ”
Günümüzde akran zorbalığı ciddi bir sorun. Bu konuda sporun rolü nedir?
Çok önemli bir rolü var. Fiziksel olarak güçlü olmak tek başına çözüm değil ama kendini savunabilecek, dik durabilecek bir çocuk zorbalığa daha az maruz kalıyor. Aynı zamanda biz çocuklara empati ve saygı kültürü de aşılıyoruz. Gücünü kontrol etmeyi öğrenen birey zorba olmaz.
Aileler çocuklarını size emanet ederken en çok neye dikkat ediyor?
Hem fiziksel güvenlik hem de psikolojik güvenlik. Bizim ortamımız kontrollü, disiplinli ama sıcak bir ortam. Her çocuğun bireysel takibini yapıyoruz.
‘AİLECE SPOR’ KONSEPTİ
Salonunuzun ‘ailece spor’ konsepti olduğunu da duyduk. Nasıl işliyor?
Evet, işletmemizin en güçlü yanlarından biri bu. Aynı saat diliminde anne-baba özel ya da düet ders alırken çocuk da kendi grubunda antrenman yapabiliyor. Böylece aile hem zamandan tasarruf ediyor hem de spor ortak bir yaşam kültürüne dönüşüyor.
Günümüzde zaman en kıymetli şey. Bu model gerçekten avantaj sağlıyor mu?
Kesinlikle. Ayrı ayrı saatlerde spor yapmak yerine aile tek gelişte antrenmanını tamamlıyor. Özellikle çalışan ebeveynler için büyük kolaylık.
Grup dersleri kimlere hitap ediyor?
Daha motive edici ve sosyal bir ortam isteyenlere. Küçük gruplar halinde çalışıyoruz. Böylece hem ekip ruhu oluşuyor hem de bireysel takip kaybolmuyor.
Spor salonu işletmek ile antrenörlük yapmak arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Zor ama keyifli. Bir yanda program planlaması, diğer yanda işletme yönetimi var. Ancak sahada, üyelerimle birebir çalışmak benim için hâlâ en değerli kısım.
Çocuklarda en çok gözlemlediğiniz değişim nedir?
İlk geldiklerinde içine kapanık olan bir çocuğun birkaç ay sonra daha dik yürüdüğünü, daha net konuştuğunu görmek. İşte o değişim her şeye değer.
Yetişkin üyelerde en sık karşılaştığınız hedef nedir?
Kilo kontrolü ve sıkılaşma. Ama uzun vadede asıl hedefimiz sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandırmak.
BEDEN, ZİHİN VE DİSİPLİN BİRLİKTE…
Sizi diğer işletmelerden ayıran temel felsefeniz nedir?
Biz spor yaptırmıyoruz, yaşam tarzı kazandırıyoruz. Beden, zihin ve disiplin üçlüsünü birlikte ele alıyoruz.
Son olarak, hem ebeveynlere hem de spora yeni başlayacaklara mesajınız nedir?
Sporu bir zorunluluk değil, aile kültürü haline getirin. Çocuklar söylediklerinizi değil, yaptıklarınızı örnek alır. Siz spor yaparsanız onlar da yapar.
