Teddy Bear Toss: Sporun kalbe dokunan yüzü
Buz pistinde dönen patenciler kadar, havaya fırlayan oyuncaklar da gösterinin yıldızları. Bu gelenek, sporu yalnızca estetik bir şov olmaktan çıkarıyor; aynı zamanda paylaşma ve yardım duygusunu buzun üzerine taşıyor.
“Teddy Bear Toss” geleneği, 1993 yılında Kanada’daki Kamloops Blazers hokey takımının maçında başladı. Don Larson adlı pazarlama yöneticisinin fikriyle düzenlenen ilk etkinlikte 2.400’ü aşkın peluş oyuncak buzun üzerine fırlatıldı. O günden sonra bu sıra dışı ritüel, Kuzey Amerika’nın dört bir yanına yayıldı ve zamanla buz patenine de taşındı.
Buz pateni gösterilerinde sporcular sahada eşsiz performanslarını sergilerken, seyircilerin alkışları yalnızca coşkuyu yansıtmakla kalmıyor. Gösteri sonunda buzun üzerinde bir peluş denizi oluşuyor; ardından bu oyuncaklar toplanıyor ve yardıma ihtiyacı olan çocuklara, hastanelere ya da hayır kurumlarına bağışlanıyor. Bu küçük ama anlamlı jest, sporu salt bir performans olmaktan çıkarıp toplumsal dayanışma sahnesine dönüştürüyor.
Gelenek artık Kanada ile sınırlı değil: ABD’deki küçük lig takımları, Avrupa ve Avustralya’da birçok buz pateni ve hokey organizasyonu bu geleneği sürdürüyor. İngiltere’de Nottingham Panthers taraftarları yalnızca bir maçta 1.400’ün üzerinde oyuncak fırlatarak bu geleneği yaşatıyor.
Dünya rekorları da cabası. Amerikan ligi takımlarından Hershey Bears, 5 Ocak 2025’te 102.343 oyuncak atarak rekor kırdı ve toplamda yarım milyondan fazla oyuncak bağışlandı.
“Teddy Bear Toss” sadece bir kutlama geleneği değil; sporun, seyircinin ve takımın birlikte anlam yarattığı bir ritüel. Buzun üzerinde uçuşan oyuncaklar, toplumsal dayanışmayı ve yardımı sembolize ediyor. İşte sporun büyüsü: sadece göze değil, kalbe de dokunuyor.
